‘Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni aldık, ihracat atağını başlattık

0
Kimya’da 21. Ar-Ge Merkezi ünvanını alarak 2018’e hızlı başlayan GREEN Chemicals, ihracat atağına kalktı. Firmanın İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Can Ali Aydın, bu yıl 40 ülkeye ihracat yapmayı hedeflediklerinin altını çizdi. Kontrol Dünyası Dergisi’ne önemli açıklamalarda bulunan Aydın, özellikle Türkiye’nin ithal etmek zorunda kaldığı ürünlerin kendi fabrikalarında üretimini artıracaklarına dikkat çekti. Bu konuda Ar-Ge Merkezi’nin yaptığı çalışmalara işaret eden Aydın, GREEN Chemicals’ın 2018 ciro hedefini ise 20 milyon Dolar olarak açıkladı.
Sektörde bilinçlendirmeyi artırmanın önemini dile getiren Can Ali Aydın, “GREEN Chemicals olarak, müşterilerimize eğitimler veriyoruz, sadece kimyasal satışı yapmıyoruz.” dedi. Sosyal sorumluluk ve çevre koruma çalışmalarının devam edeceğini vurgulayan Aydın, su kaynaklarının korunmasının kritik hale geldiğinin altını çizdi ve ekledi: “Suyun geri kazanımını, tekrar tekrar kullanımını ya da kullanımını daha tasarruflu hale getirmenin yollarını arıyoruz. Müşterilerimiz enerjiyi daha az nasıl tüketebilir, suda ve enerjide nasıl tasarruf yapabilirler, bunun peşindeyiz.”

KONTROL DÜNYASI / ÖZEL RÖPORTAJ

GREEN Chemicals, Türkiye’nin tamamen yerli sermaye ile kurulmuş en büyük kimya üreticilerinden biri. 1995 yılında kurulan şirket, son yıllarda Kocaeli’ndeki üretim tesisi ve Ar-Ge Merkezi ile dikkat çekiyor. 12 bin metrekarelik fabrika alanında yıllık 50 bin ton kimyevi madde üretim kapasitesine sahip GREEN Chemicals, ulusal ve uluslararası organizasyonunda yer alan toplam 500 kişilik tecrübeli kadrosu ile su & atık su şartlandırma, metal yüzey işlem, oil & gas, jeotermal, maden, endüstriyel sistemler, otomasyon ve yapıştırıcı konularında WET-Treat®, MET-Treat®, OIL-Treat®,WASTE-Treat®, GEO-Treat®,WELL-Treat®, MINE-Treat®, GREEN ADH-Tech®, TreatON® markalarıyla hizmet veriyor.

Kimya sektöründe yıldızı parlayan GREEN Chemicals’ı son aylarda gündemin zirvesine taşıyan konu ise Ar-Ge çalışmaları oldu. Şirketin İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Can Ali Aydın, geçtiğimiz aralık ayının sonunda Ar-Ge Merkezi belgesini, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün elinden aldı. Böylece GREEN Chemicals, ülke çapında 411’nci, kimya sektöründe ise 21’nci, AR-GE Merkezi olarak kayıtlara geçti. Şirket bu çalışmaların, ülke ekonomisinde katma değer yaratacak, uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak ileri teknoloji içeren ürünler olarak dönmesi için kolları sıvadı. Türkiye’nin ithal etmek zorunda kaldığı kimyevi hammaddeleri kendi fabrikasında üretmek için çalışmalarını hızlandıran GREEN Chemicals, hedefini de belirledi. İhracat yaptığı ülke sayısını 40’a çıkarmayı ve 2018 yılını 20 milyon Dolar ciroyla kapatmayı amaçlayan şirketin İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Can Ali Aydın, Kontrol Dünyası Dergisi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Ar-Ge Merkezi’nin faaliyetlerinden, sektördeki gelişmelere, şirketin sosyal sorumluluk projelerinden çevre koruma çalışmalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici bilgiler aktardı. Jeotermal enerji alanında sürpriz bir ürünün de müjdesini veren Aydın’ın değerlendirmeleri özetle şöyle:

2018’DE DAHA YÜKSEK PERFORMANS

– 2017’nin sonunda Ar-Ge Merkezi belgesini alarak 2018’e iyi başlangıç yaptınız. Bu yıla dönük planlarınız neler? Fuar, sempozyum ve benzeri organizasyonlara katılım çalışmalarınız var mı?

2018’e hızlı ve agresif başladık, diyebilirim. 2017 bütün sektör için zorlu bir seneydi. 2017’den çıkardığımız derslerle birlikte aksiyon planlarımıza ve stratejilerimize göre 2018’e daha aktif başladık. Daha çok sahadayız. Normalde de zaten müşteri odaklı bir firmayız.

Önümüzdeki hafta (Şubat sonu) Afyon’da Jeotermal Odası’nın bir sempozyumu var, oradayız. Onun dışında 1 ve 2 Mart tarihlerinde Almanya’da GeoTHERM fuarına katılacağız.

YERLİ FİRMA AVANTAJINI MÜŞTERİLERİMİZE YAŞATACAĞIZ

– Jeotermalle ilgili çalışmalara mı ağırlık vereceksiniz?

GREEN Chemicals olarak bizim su şartlandırma, atık su şartlandırma, maden gibi stratejik iş ünitelerimiz var. Madenlere de, jeotermal sektörüne de kimyasallar veriyoruz. Metal yüzey işlem kimyasalları var. Oil & Gas dediğimiz sektöre (hem çıkarıldığı yer hem rafineriler olarak) ürünler veriyoruz. Onun dışında yapıştırıcı ürünlerimiz de var. Jeotermal bunlardan bir tanesi aslında ve çok daha geliştirmeye çalıştığımız bir bölüm. Çünkü ülkemizde jeotermal enerjinin üretilmesi konusunda yatırımlar artıyor.

GREEN Chemicals olarak biz yüzde 100 yerli bir firmayız. Biliyorsunuz son zamanlarda yerli malı kullanılması çok gündeme geliyor. Biz de, yüzde 100 yerli bir firma olmanın verdiği avantajı, gerek maliyet gerek teknik servis gerekse hız, ve stok avantajı anlamında müşterilerimize yansıtıyoruz. Jeotermal çok büyüyen bir sektör… Yatırımlar son hız devam ediyor. Biz de firmalarımızın, müşterilerimizin sürekli yanındayız bu konuda.

DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMANIN YOLU AR-GE’DEN GEÇİYOR

Green Chemicals– Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni alırken geçirdiğiniz zorlu süreci anlatır mısınız?

Özellikle dışa bağımlılığınızı kesme, ithalatınızı azaltma noktasında Ar-Ge’nin çok büyük önemi var. Kimya sektörü olarak bizlere büyük görevler düşüyor. Dışa bağımlılığımızı azaltmak için belli başlı kullandığımız hammaddeleri, ülkemizde kendi fabrikamızda üretme kararı aldık. Bununla birlikte üretime geçmeden önce Ar-Ge çalışmaları yapılması gerekiyor. Ürünlere formülasyonların oluşması,çeşitli testlerin yapılması lazım. Yola bu şekilde çıktık. Daha sonrasında bir yandan da TÜBİTAK’la beraber projeler gerçekleştirdik. Bu projelerin sonucunda, ithal ettiğimiz hammaddelerin bir kısmını Ar-Ge çalışmalarını sonuçlandırarak üretime geçirdik.

– Bu çalışmaların, kimyada ithalat yoğunluğu olan Türkiye’nin cari açığına da büyük katkısı var değil mi?

Kesinlikle… Zaten TÜBİTAK bu projelerin başarılı olup olmamasını değerlendirirken kriterlerden bir tanesi, belki de en önemlisi; cari açığa faydası… Yani bu ürününüzün ticarileşebilmesi gerekiyor. Biz de bu anlamda rakamları sürekli onlara sunuyoruz. İthal edilmesiyle burada üretilmesi arasında yüzde 20, 30 hatta 40’lara varan farklar var aslında. Dolayısıyla yapılan bu çalışmaların cari açığa büyük katkısı oluyor.

EN ÖNEMLİ YATIRIM İNSAN

– Teknoloji geliştirme noktasında yaptığınız yatırımların ekonomik boyutu nedir?

Aslında bizim için sürekli insan yatırımı çok önemli. Ar-Ge’deki arkadaşlarımızın ihtiyacı olan eğitimler olsun, ya da personel yatırımı olsun, sürekli kendini geliştiren bir firmayız. Ar-Ge’deki arkadaşlarımız sürekli eğitim alıyor. Farklı alanlarda farklı tecrübelere sahip yeni arkadaşları bünyemize katıyoruz. En önemli yatırım insana yapılan yatırımdır. Onun dışında tabi ki, Ar-Ge biriminin ihtiyacı olan ekipmanlar konusunda da önemli yatırımlarımız var.

– Bu birimdeki çalışanlar arasında yabancı uzmanlar da bulunuyor mu?

Bizim şu an içinde bulunduğumuz binadaki Ar-Ge Merkezi’nde çalışanlarımızın tamamı Türk mühendis ve doktorlar. Danışman olarak Ar-Ge’mize destek veren, daha önce 20-30 senelik bu işte tecrübesi olan yabancı mühendislerimiz de GREEN Chemicals çatısı altında yer alıyor.

40 ÜLKEYE İHRACAT, 20 MİLYON DOLAR CİRO

– Kimyadaki cari açığı azaltma konusunda rakamsal bir hedefiniz var mı?

Ar-Ge tarafından 2018’de yapılacak projelerin alt yapılarını tamamlıyorlar şu an… Projeler netleştikten sonra bunu rakamlara dökeceğiz. Ama şöyle söyleyebiliriz; 2018’de GREEN Chemicals, 20 milyon Dolar gibi bir ciro hedefliyor. Kendi ürettiğimiz hammaddelerle birlikte ve Ar-Ge projelerinin tamamlanmasıyla birlikte bunun ciroya katkısı yüzde 20’lik bir artışı ifade ediyor.

– Fabrikanızın üretim kapasitesi ve ihracat faaliyetleriniz hakkında da bilgi verir misiniz?

İhracat konusunda satış yaptığımız 35 ülkeyi bu yıl 40’ın üzerine çıkarma hedefimiz var. İhracat rakamlarımız ciromuzun yaklaşık yüzde 20’sine tekabül eder. Bu rakamı daha da artırmak istiyoruz ki, bir yandan cari açık dedik, diğer yandan ithalatı azaltırken ihracatı artırmayı hedefliyoruz. Bir taraf Ar-Ge’nin görev ve sorumlulukları içinde diğer taraf yani ihracatı artırma satış pazarlama departmanımızın hedefleri arasında…

– İhracat yaptığınız ülkelerin coğrafi dağılımı nasıldır?

En çok Ortadoğu ülkeleri ile İran’la çalışıyoruz. Rusya ile ilişkilerimizi geliştiriyoruz. Bunun dışında bizim Avrupa’da da ofislerimiz var. Güney Amerika’da da üretim tesisimiz var; Sao Paulo’da… Güney Amerika’daki ciromuzun yükselmesini hedefliyoruz. Oraya personel yatırımı da yaptık. Hollanda da bayi organizasyonumuzu geliştirdik, İngiltere’de ofis açtık. Oradaki bayi ağımıza da destek vererek Avrupa’da da özellikle enerji santralleri, rafinerilerdeki bilinirliğimizi ve ciromuzu artırmak istiyoruz.

– Kimya alanında ülkemizde oldukça önemli gelişmelerin yaşandığı görülüyor…

Özellikle şartlandırma sektöründe önümüz çok açık. Dünyada da jeotermal alanında yatırımlar devam ediyor. Kenya’da yatırımlar var. Kuzey Avrupa’da çok fazla jeotermal kullanımı var. Hedefimiz buralara da penetre olmak…

Maden departmanımızı da 2 sene önce aktif hale getirdik. Özellikle altın, gümüş ve bakır madeninde kullanılan kimyasallar konusunda Ar-Ge departmanımız çalışmalarını tamamladı. Yaklaşık 1,5 sene önce bir ürün paleti çıkarttı. Bununla birlikte madenlerdeki penetrasyonu da artırmak istiyoruz.

SEKTÖRDE BİLİNÇLENDİRME İÇİN SÜREKLİ EĞİTİM

– Yaşadığınız sıkıntılar, sektöre dair eleştirileriniz ya da önerileriniz var mı?

Sektörde bilinçlendirmeyi artırmak gerekiyor. Bizim GREEN Chemicals olarak bir amacımız da o… Müşterilerimize eğitimler veriyoruz, 360 derece mühendislik hizmetinin yanı sıra eğitimlerle onları bilinçlendirmek istiyoruz. Müşterilerimizin eline çantayı alıp, al-sat yapan firmalarla değil, şartlandırmanın özünü kavrayan, teknik tarafı ve Ar-Ge’si kuvvetli olan üreticilerle işbirliği yapmalarını gönülden isteriz. Ama geldiğimiz noktada bazen, fiyat-kaliteden ziyade sadece fiyata bakıp da ona göre firmalara yönelen potansiyel müşterilerimiz oluyor maalesef…

– Sosyal sorumluluk ve çevre korumaya yönelik çalışmalarınız da dikkat çekici. Örneğin, Temel İhtiyaç Derneği’nin (TİDER) Destek Market yapısında; 30 aileye destek olmak için 39. İstanbul Maratonu’nda koştunuz. Bu çalışmaların amacı ve hedefleri konusunda da bilgi verir misiniz?

Aslında baktığımız zaman, biz her şeyi insan için ve ülkemiz için yapıyoruz. Biz TİDER’le yardıma muhtaç insanlara destek olmak için koştuk ama sadece o organizasyonla kalmıyor. Biz TİDER için sürekli yardımda bulunuyoruz. Kullanılmayan giyecekler olsun, oyuncaklar olsun, kitaplar olsun, bunları da zaten sürekli toplayıp, ara ara gönderiyoruz.

Bunun yanı sıra, -fabrikamızı görme fırsatınız oldu- bizi ziyaret eden her müşterimiz için ya da özel organizasyonlarda ağaç da dikiyoruz. Bu da bizim için çok önemli. Mimari olarak bulunduğumuz Organize Sanayi içerisinde yeşillendirme ve çevre düzenlemesi konusunda ödül aldık.

SU VE ENERJİ YÖNETİMİNİN PEŞİNDEYİZ

Öte yandan biliyorsunuz kaynaklar azalıyor, su kritik hale geliyor ve önümüzdeki 30 sene içinde belki de petrolden daha önemli bir kaynak olabileceği söyleniyor. Biz de bu açıdan suyun geri kazanımını, tekrar tekrar kullanımını ya da kullanımını daha tasarruflu hale getirmenin yollarını arıyoruz. Aslında bizim işimiz suyla. Çevresel anlamda bunların da peşinde koşuyoruz. Müşterilerimiz enerjiyi daha az nasıl tüketebilir, suda ve enerjide nasıl tasarruf yapabilirler… Hep bunun peşindeyiz.

– Son olarak; piyasaya sunmaya hazırlandığınız sürpriz bir ürününüz var mı?

Mesela jeotermalden örnek verebilirim. Jeotermal, dünyada mazisi uzun olan bir sektör değil… Yavaş yavaş, daha sıcak akışkanlara erişmek için daha derine sondajlar yapılıyor. Bunlar yapıldıkça daha farklı riskler ortaya çıkıyor. Kireçlenme, korozyon hep bildiğimiz riskler ama bu kireçlenmeyi oluşturacak farklı farklı moleküller, farklı yapılar ortaya çıkıyor. Kalsiyum karbonattan, kalsiyum sülfattan bahsederken yavaş yavaş antimon, stibnit vs. bunlar konuşulmaya başlandı şu anda. Bizim de bununla ilgili sürpriz bir şartlandırma ürünümüz gelecek.

Share.

About Author

Leave A Reply

'