Çimento sanayi yeni yatırımlarla üretim kapasitesini artırıyor

0
Türk çimento sanayi, hem iç talebi karşılamak hem de ihracat hedeflerini yakalamak için sürekli büyüyor. Sektörün dev firmaları yeni yatırımlara imza atarken, üretim kapasitesi katlanıyor. Söz konusu şirketler arasında dünyanın beyaz çimento lideri Çimsa başı çekiyor. Afyonkarahisar’daki  yeni fabrikasına taşınan şirket, burada klinker üretim kapasitesini 3 katına çıkardı. Batısöke’nin 680 milyon liralık klinker üretim hattı yatırımı ise Ocak 2018’de tamamlanacak. Tesis günde 5 bin ton klinker üretecek.
Sektörün önemli firmalarından Nuh Çimento, 5 yıllık yatırım hedefini 600 milyon lira olarak belirledi. Bugüne kadar 54 farklı ülkeye ihracat yapan şirket, Akdeniz’in en etkili oyuncuları arasında yer almak istiyor. Brezilyalı çimento devi Votorantim Cimentos ise Temmuz’da açılışını yaptığı Sivas’taki yeni fabrikasına yeni yatırımları ilave etmeye hazırlanıyor. Şirketin Global CEO’su Walter Dissinger, Türkiye’nin altyapı yatırımları ve inşaat sektöründeki büyüme ile ihracat konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunun altını çiziyor.

KAPAK / ÇİMENTO SANAYİ

Türkiye çimento sektörü, hammadde konusunda tamamen kendi kaynaklarını kullanan, üretimiyle ülke ihtiyacını karşılayabilen bir sektör olarak ülke ekonomisi için büyük önem taşıyor. Hem iç ihtiyacı karşılaması, hem artan ihracatı hem de oluşturduğu yoğun istihdam sebebiyle çimento sanayi, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip. Son 10 yılda üretimde yakaladığı sürdürülebilir başarı ile Avrupa şampiyonu olan sektör, dünyada Çin, Hindistan, Amerika ve İran’la birlikte ilk 5’te yer alıyor. İhracatta dünya sıralamasında ilk üçe giren sektör, sadece 2017 yılı Ocak-Şubat döneminde yaklaşık yüzde 15,4’lük ihracat gerçekleştirdi. 2016’da yaklaşık 100 ülkeye yaptığı 7,6 milyon ton ihracatla Türk ekonomisinin dalgalı durumundan en az etkilenerek küçülme yaşamayan tek sektör oldu. Geçtiğimiz yıl elde edilen ihracat rakamı toplam 495 milyon doları buldu.

Türk çimento sektöründe halen 53’ü entegre, 18’i öğütme tesisi olmak üzere, toplamda 71 tesis faaliyet gösteriyor. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB)’nin verilerine göre, sektörün klinker kapasitesi 2016 yıl sonu itibariyle 80 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu rakamın planlanan kapasite artışlarıyla 2017 yıl sonunda 82,5 milyon ton, 2018 yıl sonunda ise klinker kapasitesinin 85 milyon ton, eşdeğer çimento kapasitesinin ise 110 milyon ton olması bekleniyor. İç satış büyüklüğü 3 milyar dolar, ihracat ise 550 milyon dolar olarak tahmin ediliyor.

Kentsel dönüşüm projeleri, Üçüncü Havalimanı gibi özel projeler, hızlı tren, metro, otoyol gibi altyapı projeleri, Türkiye’nin enerji bağımlığını azaltmayı hedefleyen HES, RES vb. enerji yatırımları 2017 yılında çimento sektörüne direkt şekilde etki ederek, büyümeye katkı sağladı.

Ancak, yurtiçi çimento talebinde durgunluk yaşandığı, sektörün ihracata ağırlık vermeye başladığı belirtiliyor. Bu kapsamda yeni yatırımlar hızlandı. Sektörde üretim kapasitesi giderek artıyor. Büyük çimento şirketleri başta olmak üzere sektörün genelinde yatırım atağı dikkat çekiyor.

ÇİMSA AFYON’DAKİ YENİ FABRİKASINA TAŞINDI

45 yıllık tecrübesi ile Türkiye çimento ve yapı malzemeleri sektörünün global oyuncusu konumunda bulunan Çimsa, söz konusu çimento üreticileri arasında başı çekiyor. Afyonkarahisar Halımoru Köyü’nde 400 dönüm arazi üzerinde inşa edilen, modern teknolojilerle donatılmış yeni tesisine taşınma sürecini geçtiğimiz aylarda tamamlayan Çimsa, yeni fabrikasında klinker üretim kapasitemiz 3 katına çıkardı. Böylece yıllık 1,5 milyon tona ulaştı. Bununla beraber Çimsa Eskişehir Fabrikası’nda gerçekleşen 55 milyon Dolar tutarındaki yatırımla toplam beyaz klinker üretim kapasitesini 1 milyon 565 tona çıkardı ve global beyaz çimento üreticisi kimliğini daha da güçlendirdi.

Çimsa2017 yılına ait 9 aylık gerçekleşen net satış gelirini 1.054 milyon TL, net dönem karını ise 153 milyon TL olarak açıklayan Çimsa, tüm iş süreçlerinde karlı ve sürdürülebilir bir büyüme sağlama hedefiyle hareket ediyor. Şirketin 30 Eylül 2017 tarihi itibarıyla elde ettiği cirosu, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20 artış gösterdi.

BÜYÜME STRATEJİSİ DEVAM EDİYOR

1972’de Mersin’de kurulan ilk fabrikayla sanayideki yolculuğuna başlayan şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisi yıllardır devam ediyor. Çimsa, bugün Kayseri, Mersin, Eskişehir, Niğde ve Afyonkarahisar’da bulunan beş entegre fabrika, Ankara’da bulunan bir öğütme tesisi, Marmara terminali ve Malatya Çimento Paketleme tesisi, 4 hazır beton bölge müdürlüğüne bağlı 31 hazır beton tesisi ve 7 yurtcdışı terminali ile uluslararası bir çimento üreticisi olarak faaliyet gösteriyor.

Global arenadaki yolculuğuna 1996’da Sevilla terminali ile başlayan Çimsa, Hamburg (Almanya), Trieste (İtalya), Sevilla ve Alicante (İspanya), Gazimagusa (KKTC), Köstence (Romanya) ve Novorossiysk’de (Rusya) bulunan uluslararası terminallerle ürünlerini en hızlı şekilde müşterine ulaştırıyor. 65’ten fazla ülkeye ihracat yapan Çimsa’nın bu alandaki geliri 2016’da 110 milyon doları buldu.

Batı Anadolu Grubu İcra Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal

Batı Anadolu Grubu İcra Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal

BATISÖKE, GÜNDE 5 BİN TON KLİNKER ÜRETECEK

Batıçim ve Batısöke çimento fabrikalarını bünyesinde bulunduran Batı Anadolu Grubu da, yeni yatırımlarla üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Halen Batıçim ve Batısöke çimento fabrikalarında toplam yıllık klinker üretim kapasitesi yaklaşık 4 milyon ton, çimento üretim kapasitesi ise 6 milyon ton… Grubun çimento satışının yüzde 30’unu ihracat, geri kalan kısmını iç pazar satışları oluşturuyor.

Batı Anadolu Grubu, 680 milyon liralık Batısöke Klinker Üretim Hattı yatırımıyla dikkat çekiyor. Günde 5 bin ton klinker üretim kapasitesine sahip tesis, Ocak 2018’de tamamlanacak. Böylece toplam klinker üretim kapasitesi yaklaşık iki katına çıkarak yılda 2,4 milyon ton seviyesine ulaşacak. İhracat rakamının ise yılda 40 milyon dolar seviyelerine çıkması hedefleniyor.

Kontrol Dünyası Dergisi’ne değerlendirmelerde bulunan Batı Anadolu Grubu İcra Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal, bugüne kadar ağırlıklı olarak Avrupa’ya ihracat gerçekleştirdiklerini önümüzdeki yıllarda Afrika ve Kuzey Amerika kıtalarına yöneleceklerini belirtiliyor. Ünal, “Özellikle Brezilya ve Kolombiya son dönemde hedefimizdeki önemli pazarlar arasında. İhracat pazarlarımızı genişleterek büyümeye ve Türkiye ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz.” diyor.

NUH ÇİMENTO’NUN YATIRIM HEDEFİ: 600 MİLYON TL

nuh-cimento-evsel-yakit-sanayiNuh Çimento Grubu ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde üretimini artırmak amacı ile 600 milyon TL’lik yatırım hedefliyor. 50.yılını geride bırakan grup, 2016 yılında 923 milyon lira ciro, 172,5 milyon lira kâr elde etti. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 61 milyon TL yatırım yaparak, atık yakma kabiliyetine ve enerji verimliliğine katkıda bulunan şirket için verimlilik ve sürdürülebilirlik temel öncelik… Bugüne kadar 54 farklı ülkeye ihracat yapan fabrika Akdeniz’in en etkili oyuncuları arasında yer almak istiyor. Fabrika ayrıca, ABD ihracat pazarına uygun çimento üreterek uluslararası sertifikalarına değer katıyor.

BREZİLYALI ÇİMENTO DEVİ SİVAS’TA FABRİKA AÇTI

Çimento sanayindeki yatırım atağı sadece yurt içi kaynaklı girişimlerle de sınırlı kalmadı. Brezilyalı çimento devi Votorantim, geçtiğimiz Temmuz ayında Sivas’a önemli bir kaynak getirdi. Cumhuriyet tarihinin devlet eliyle kurulan ilk çimento fabrikası olma özelliğini taşıyan Sivas Çimento, Votorantim Cimentos ile yeni bir kimliğe kavuştu. 140 milyon Euro yatırım yapılan fabrika modern bir yapı kazanırken kapasitesi 4 kat arttı.

Dünyanın en büyük 7. çimento üreticisi olan Brezilya merkezli Votorantim Cimentos’un Sivas’taki yeni çimento fabrikasının açılışı Temmuz ayının başında gerçekleşti. Votorantim Cimentos’un Amerika kıtası dışındaki en büyük yatırımı olma özelliği taşıyan fabrikanın inşaatı 2 yılda tamamlandı. Fabrikada yıllık toplam üretim kapasitesi 400 bin tondan 1,6 milyon tona çıktı. Sivas Çimento Fabrikası’nın açılışıyla birlikte Votorantim Cimentos’un Türkiye’deki üretim kapasitesi yüzde 40 artarak 3,6 milyon tona ulaştı. 85 yıllık bir geçmişe sahip olan Votorantim Cimentos, globalde yıllık toplam 57,5 milyon ton üretim kapasitesine sahip. Şirket Türkiye dahil toplam 14 ülkede faaliyet gösteriyor.

Votorantim35 MİLYON TL YATIRIM YOLDA

Votorantim Cimentos, bugüne kadar Sivas – Ankara Hızlı Tren Hattı, Samsun Çarşamba Havalimanı, Çorum Obruk Barajı, Kayseri Adalet Sarayı gibi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki projelerde çimento tedarikçisi olarak yer aldı. Votorantim Cimentos Türkiye CEO’su Şefik Tüzün, Sivas’taki fabrikanın açılışında yaptığı konuşmada, söz konusu  projelere yenilerini ekleyeceklerini belirtti. Tüzün şunları söyledi: “Ankara, Sivas, Yozgat ve Çorum’daki entegre fabrikalarımız ve Samsun, Nevşehir öğütme tesislerimiz, 16 hazır beton ve 2 agrega tesisimiz ile Türk çimento sektörünün önemli oyuncularından biri olduk. Sivas’taki tesis grubumuzun en önemli yatırımlarından biri. Bu fabrika, Votorantim Cimentos’un Amerika kıtası dışındaki en büyük yatırımı olma özelliğini taşıyor. 140 milyon Euro tutarındaki bu yatırım, aynı zamanda bugüne kadar Sivas iline yapılan en büyük sanayi yatırımıdır. 2017 yılı içinde hem çevrenin korunması hem de proses iyileştirilmesi kapsamında 35 milyon TL daha yatırım yapmayı hedefliyoruz.”

‘TÜRKİYE’YE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ’

Açılışa katılan Votorantim Cimentos Global CEO’su Walter Dissinger da şirketin küresel büyüme stratejisinde Asya, Avrupa ve Afrika bölgesinin ve bu bölge içinde de Türkiye’nin ayrı bir önemi olduğunu vurguladı. Walter Dissinger şöyle konuştu: “Türkiye, gerek altyapı yatırımlarındaki artış gerek inşaat sektöründeki büyüme ve ihracat konusunda büyük potansiyele sahip. Bunun yanında Türkiye’nin eğitimli, yetişmiş insan kaynakları da bizi Türkiye’de yatırıma yönlendiren önemli bir etken. 140 milyon Euroluk bir yatırımı bu kadar önem verdiğimiz bir bölgede hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz.”

SİVAS’IN İLK FABRİKASI

Temelleri 1938 yılında atılan Sivas Çimento Fabrikası, hem Sivas ilinde kurulan ilk fabrika hem de Cumhuriyet tarihinde devlet eliyle kurulan ilk fabrika olma özelliği taşıyor. Türkiye’nin sanayileşme ve kalkınma hamlesinde bir dönüm noktası sayılan fabrika 1992 yılında özelleştirildi. 2015 yılında Votorantim Cimentos bünyesine geçti. Şu anda 140 kişinin kadrolu olarak istihdam edildiği tesiste taşeronlarla birlikte bu sayı 250’ye çıkıyor.

Tüzün: Bütün yatırımlara teşvik verilmesi doğru değil

TÇMB Başkanı Şefik Tüzün

TÇMB Başkanı Şefik Tüzün

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Mustafa Şefik Tüzün’ün verdiği bilgilere göre sektör, 2019’da 110 milyon ton üretime ulaşacak. Ancak Tüzün bu artışın sağlıklı olmadığını düşünüyor. Sektörün üretim kapasitesiyle iç tüketim rakamları karşılaştırıldığında, kapasite fazlası olduğunun görüldüğüne dikkat çeken Tüzün, “Bir yandan da yeni yatırımlar devam ediyor. Türkiye geneline baktığımız zaman inşaat sektörü canlı bir sektör, talep var. Buna bağlı sektöre bir yönelim var, ancak biz bunu çok anlamlı bulmuyoruz. Sermayenin verimli kullanılmadığını düşünüyoruz.” diyor. Tüzün üretim teşvikleri konusunda ilginç bir çağrıda bulunuyor. Bütün yatırımlara teşvik verilmesinin doğru olmadığını belirten Tüzün şu görüşleri dile getiriyor: “Teşvik verilmeden önce o bölgedeki ihtiyaç durumuna bakılmalı. Çimento aslında lokal bir üründür. O lokasyonda bir ihtiyaç ve üretim eksiği varsa teşvik verilebilir, ama böyle bir durum yoksa bu, sermayenin verimsiz kullanılması anlamına gelir. Dolayısıyla yeni yatırımların ekonomimiz açısından çok yararlı olduğunu düşünmüyoruz.”

ÇimentoTürkiye’de çimento sektörü

Türk çimento sektörü, üretimine Darıca’da 1911 yılında 20.000 ton/yıl kapasiteli bir fırınla başladı. Darıca’daki fabrikanın kapasitesi 1923 yılında 40.000 ton/yıl değerine yükseltildi. Sektörün üretim kapasitesi 1950 yıllarında Ankara, Zeytinburnu (İstanbul), Kartal (İstanbul) ve Sivas’ta yeni kurulan dört fabrikayla birlikte 370.000 ton/yıl rakamına ulaştı. Türkiye’de çimentoya talebin artmasıyla birlikte nakliye maliyetlerini de minimuma indirmek amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla 50 Milyon TL sermayeyle, Türkiye Çimento Sanayi T.A.Ş. (ÇİSAN) kuruldu. Türkiye Emlak Kredi Bankası, Sümerbank, Türkiye İş Bankası, Ankara Çimento Sanayi T.A.Ş. ve Sivas Çimento Sanayi Müessesesi, ÇİSAN’ın ortakları arasında yer aldı. ÇİSAN 1983 yılında çeşitli yasal düzenlemelerle Etibank ve Sümerbank’ın seramik ve refrakter fabrikalarını da devralarak hizmet alanını genişletti ve “Türkiye Çimento ve Toprak Sanayi T.A.Ş.” (ÇİTOSAN) adını aldı.

İHRACAT VERİLERİ YÜZ GÜLDÜRÜYOR

Türkiye çimento sektörü; 2016 yılında 17 bin  500 çalışanı, 2,8 milyar dolar ciro ve 500 milyon dolar ihracat geliri ile Türkiye’nin büyümesine ve kalkınmasına önemli gelir kaynağı oluşturdu. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre çimento sektöründe geçen yılın ilk 11 ayında 1 milyon TL’den fazla ihracat gerçekleştirildi. Türkiye’deki çimento üreticileri 2016 yılında yaklaşık 80 ülkeye ihracat gerçekleştirirken, ilk sırayı 1 milyon tondan fazla ihracatla Suriye aldı. Ülke için yaratılan doğrudan katma değerin yanı sıra enerji verimliliği politikası ve atıktan enerji üretme yoluyla gerçekleştirilen projelerle önemli iş birliklerine imza atan sektör kuruluşları, yurt dışından alınan enerjiye karşı Türkiye ekonomisine dolaylı yoldan da büyük katkı sağladı.

Çimentonun tarihi, medeniyetlerin inşası

ÇimentoLatince’de yontulmuş taş kırıntısı anlamındaki “caementum” sözcüğünden türeyen çimento, “bağlayıcı” manasında kullanılıyor. İlk betonarme yapının tarihi 1852 olmakla birlikte, yapıların inşasında bağlayıcı malzemelerin kullanımı çok eskilere gidiyor. Mısır Piramitleri, Çin Seddi ve değişik zamanda yapılan kalelerde o dönemin medeniyetini simgeleyen birçok değişik bağlayıcı maddeden yararlanıldığı biliniyor.

Çimento’nun tarihi MÖ’ye dayanıyor. Kaynaklara göre ilk olarak Romalılar “puzolan” olarak adlandırılan bir malzemenin hidrolik bağlayıcılık potansiyeli olduğunu keşfetti. “Puzolan”la yaptıkları su altında da sertleşebilen harç ve betonları birçok önemli yapıda kullandılar.

MİMAR SİNAN’IN HORASAN HARCI

Modern anlamda çimentoya benzer malzeme, Osmanlı döneminde görüldü. 1500’lü yıllarda Mimar Sinan, “Horasan Harcı” olarak adlandırılan bir malzemeyle muhteşem eserler inşa etti. 1800’lü yıllara gelindiğinde İngiltere, doğal çimentonun üretilmesine ve kullanılmasına sahne oldu. 1796’da İngiliz James Parker tarafından “Roma Çimentosu” olarak adlandırılan doğal çimento üretildi. Hammaddesini Londra civarındaki kalker taşların oluşturduğu çimento, o dönem büyük kanal ve liman yapımlarında kullanıldı.

PORTLAND ÇİMENTOSUNUN DOĞUŞU

1824’te Fransız Louis Vicat, hidrolik bağlayıcı malzemelerin üretimine önemli katkılarda bulundu. Vicat, belirli oranda silika, alümina ve kalsiyum oksitin birleştirilmesiyle sentetik hidrolik bağlayıcı üretti. Aynı yıllarda Joseph Aspdin isimli bir İngiliz duvarcı ustası hazırladığı ince taneli kil ve kalker karışımını pişirerek ve daha sonra öğüterek bağlayıcı bir ürün elde etti. Bu ürüne su ve kum katıldığında ve zamanla sertleşme olduğunda, ortaya çıkan malzemenin İngiltere’nin Portland adasından elde edilen yapı taşlarını andırdığını gören Joseph Aspdin, buna “portland çimentosu” adını verdi ve ürettiğini ürünün patentini aldı. İngiltere Kirkgate İstasyonu’nun yanında halen ayakta olan “Wakefield Arms” binasının Joseph Aspdin’in ürettiği bağlayıcı ile yapıldığı belirtiliyor.

1850’de İngiliz Isaac Charles Jonhson, Aspdin tarafından bulunan çimentoya benzer bir çimento üretti. Modern portland çimentosunun ilk üreticisi olarak tarihe geçti. Başta İngiltere olmak üzere, Fransa, Belçika ve Almanya’da portland çimentosu üretilen fabrikalar kuruldu. Bununla birlikte “betonarme malzeme” kullanımı başladı.

BETONARME EVLER VE TOPLU KONUTTA İLK ADIM

1860’lı yıllarda yüksek fırın cürufu granüle hale getirilerek kullanılmaya başlandı. 1865’te Almanya’da bir fabrika “öğütülmüş granüle yüksek fırın cürufu ile söndürülmüş kireç” karışımından oluşan çimento üretti. 1870’li yıllarında Fransız François Coignet’in ABD’de patentler aldığı yöntemle “Beton Coignet” adı altında ön yapımlı beton elemanları üretildi.

1887’de İngiliz Frederick Ramsome, çimento fabrikalarında kullanılmak üzere ilk “döner fırın”ı yaparak patentini aldı. 1890 yılında çimento üretiminde alçıtaşı kullanılmaya başlandı. 1892’de Almanya’da, 1896’da Amerika’da cüruflu çimento üretimine geçildi. 1900’lü yıllarda çimento üretimi ve betonarme ev yapımı konusunda Thomas Alva Edison’un çalışmaları oldu. 1908’de kendisine betonarme garaj yapan Edison, 1909’da daha uzun bir döner fırın yaparak çimento kapasitesinin artmasını sağladı. 1909’da 11 adet betonarme ev yapan Edison’un bu girişimi ABD’de toplu konut yapımının başlangıcı oldu. Hazır beton üretimi ilk kez 1903’te Almanya’da başladı.

TÜRKİYE’DE İLK ÇİMENTO FABRİKASI

Anadolu’da ise Hitit kentlerinde, özellikle Çorum, Tokat ve Malatya illerindeki antik kentlerde, magneziyen kireç ile karıştırılmış puzolanik aktif doğal malzemelerin harç yapımında kullanıldığı biliniyor. Güneydoğu Anadolu’da Asurlulardan kalma tarihi kalıntılarda normal kireç ile bazalitik puzolanik maddenin kullanılmış olması vb. örnekler, Anadolu’da Romalılar ve Yunanlılar’dan önce çimento kullanıldığı gösteriyor.

Dünya’da çimento üretim ve satışına 1878 yılında başlanmasına rağmen, Türkiye’nin çimento sektörü ile tanışması ise esas olarak 1912 yılında özel sektör girişimi ile oluyor. “Aslan Osmanlı Anonim Şirketi”’ne ait “Darıca Fabrikası” ile “Eskihisar Portland Çimento ve Su Kireci Osmanlı Anonim Şirketi’ne” ait “Eskihisar Fabrikası” işletmeye alınıyor. Darıca Fabrikası FLSmidth firması tarafından, Eskihisar Fabrikası ise bir Alman firması tarafından tesis ediliyor. Söz konusu iki fabrika 1920’de “Aslan ve Eskihisar Müttehit Çimento Fabrikaları A.Ş.” adı altında birleşiyor.

DÜNYADA BETON UYGULAMALARI

1918’de ABD’li Duff A. Abrams, “su çimento oranı kanunu” nu ortaya çıkardı. 1928’de Fransız Eugene Freyssinet, yüksek dayanımlı çelik ve beton kullanarak ön gerilmeli beton yapımını geliştirdi. 1929’da İsveçli Axel Eriksson, yüksek basınçlı buhar kürü uygulayarak “gaz beton” üretti.

1930’lu yıllarda yerine yerleştirilen taze betonun sıkıştırılması işleminde vibrasyon uygulanmasına, 1933’te betonun pompa gücü kullanılarak taşınmasına, 1935’te bazı betonların donma- çözülme olaylarında dayanıklılığının içerisine sürüklenen hava kabarcıklarına bağlı olduğunun anlaşılmasından sonra beton yapımında hava sürükleyici malzemelerin kullanıma başlandı. 1943’te Pier Luigi Nervi yapılara estetik bir görünüm sağlayacak ferro betonu buldu. 1950’li yıllarda öğütülmüş granüle yüksek fırın cürufu beton yapımında kullanılmaya başlandı. Silis, ilk kez 1952’de bir tünel yapımında, betonda katkı malzemesi olarak kullanıldı. 1958’de ABD’de genleşen çimento üretimi gerçekleştirildi. 1960’lı yıllardan itibaren betonda kimyasal katkı malzemesi kullanımı yaygınlaştı. Buna ilişkin ilk standart 1962’de Amerika’da yürürlüğe girdi. 1970’li yıllarda “silindirle sıkıştırılmış beton” olarak adlandırılan betonun yol ve özellikle de baraj yapımında kullanımı yaygınlaştı.

 

Share.

About Author

Leave A Reply

'