‘Emniyet vanası bir kere lazım olur, o da hayat kurtarır’

0
Delta Vana’nın Uzman Çözüm Geliştirme Mühendisi Emin Karakullukçu, Proses Emniyet Sempozyumu’nda Basınçlı Kaplar Dergisi’nin sorularını cevapladı. Emniyet vanaları için “Bir kere lazım olur. O anda doğru çalışmazsa can ya da mal kaybı kaçınılmaz.” diyen Karakullukçu, test ve bakımın önemine dikkat çekti: “Prosesteki vanalarınızı ne kadar sık kontrol ederseniz çalışması gerektiğinde de riski o kadar azaltmış olursunuz.”
Türkiye’de, önleyici bakım ve emniyet bilincinin arttığını dile getiren Karakullukçu bu konuda çarpıcı bilgiler verdi: “Delta Vana’da 6’ncı yılıma girdim. Kullanıcıların prosese bakış açıları bakımından ilk senem ile bu sene arasında çok fark var. Her geçen gün, bakım, test ve kalibrasyon talebi daha çok artıyor. Artık yasal zorunluluğun dışında endüstrideki son kullanıcılar kendileri de çalışanları ve proses güvenlikleri için daha sert kurallarla emniyeti sağlamaya çalışıyor.”

BASINÇLI KAPLAR DERGİSİ / ÖZEL RÖPORTAJ

Vanalar, kullanıldığı işletmelerde üretim,depolama, taşıma gibi süreçlerin en hayati noktasını oluşturur. Özellikle basınçlı kaplar sektöründe sigortadır. Vana firmaları da bu bilinçle faaliyetlerini sürdürür. En ufak ayrıntıyı atlamamak temel prensipleridir. Delta Vana, bu prensipleri hassasiyetle uygulayan, proses emniyetini en üstte tutan şirketlerin başında geliyor. Enerjiden kimyaya, madenden tekstile, demir-çelikten gıdaya kadar neredeyse bütün sektörler için ürün ve hizmet sunan Delta Vana, kurulduğu 2006 yılından beri sektörde yükselttiği çıtayı hiç düşürmeden yoluna devam ediyor.

Endüstriyel vana sektöründe fark yaratma amacıyla kurulan şirket, bugün alanında en geniş ürün portföyüne sahip firma özelliğini taşıyor. Bu konumunu dünyada kendisini ispatlamış markaları bünyesine katarak elde eden Delta Vana, müşterilerine komple çözüm sunmaya çalışıyor. Bu kapsamda ürün tedariği yapıyor, danışmanlık, denetim, servis ve bakım hizmeti veriyor. Müşterilerinin performanslarının ve rekabet güçlerinin artmasına katkıda bulunan firma, kalite standartları konusunda da oldukça iddialı… Başta basınçlı kaplar olmak üzere hizmet verdiği sektörler çerçevesinde gerek Avrupa gerekse Amerikan standartlarını ürün ve ekipmanlarında gözetiyor.

Firmanın farklı yönlerinden birisini ise yöneticilerinin görev tanımları oluşturuyor. Çözüm destek mühendisi, uzman çözüm geliştirme mühendisi gibi unvanlar şirketin eğilimlerini de özetler nitelikte. Müşterilerinin sorununa çözüm getirmeye odaklanan Delta Vana’nın uzman çözüm geliştirme mühendislerinden Emin Karakullukçu, Basınçlı Kaplar Dergisi’nin sorularını cevapladı. Şirketin faaliyetlerinden sektörün sorunlarına, endüstriyel vanaların özelliklerinden Türkiye’deki emniyet bilincine kadar pek çok konuda önemli bilgiler verdi. Delta Vana’da emniyet ekipmanları üzerine çalışan Karakullukçu, bu konuda altın kuralın altını çiziyor: “Emniyet vanası diğer vanalar gibi değil. Bir kere lazım olur. O anda çalışmazsa Allah korusun, can ya da mal kaybı kaçınılmaz…”

FARKIMIZ MÜHENDİSLİĞİMİZ

Delta VanaKontrol Medya’nın geçtiğimiz ay (17-18 Mayıs) düzenlediği Proses Emniyet Sempozyumu’nda konuştuğumuz Emin Karakullukçu’nun değerlendirmeleri özetle şöyle:

– Öncelikle Delta Vana’daki görevinizden ve firmanın Türk sanayisine verdiği hizmetlerden bahseder misiniz?

Delta Vana firmasında 6’ncı yılıma girdim. Öncelikli olarak emniyet ekipmanları üzerine çalışıyorum. Bunları kontrol vanaları, on-off vanalar izliyor. Bu ürünlerin seçiminde, tedariğinde, montajında ve kurulumunda son kullanıcılara yardımcı olmaya çalışıyorum.

Biz Türkiye’de yaklaşık 11 senedir aktif olan distribütör firmayız. Yurt dışından temsilciliklerimiz var. Oradan getirdiğimiz vanaların ve aksesuarların burada montajını, testini, kalibrasyonunu yapıyoruz. Baktığınız zaman Delta Vana, 11 senedir büyüyen ve gelişen bir firma. Çünkü her geçen gün ürün portföyünü genişletip kadro sayısını arttırarak vana sektöründe kendi müşterilerine daha iyi hizmet vermeyi amaçlıyor.

Ana markalarımız Flowserve ve Farris… Bu markaları dünyaca ünlü Amerikan ve Avrupa markaları olan Groth, ContinentalDisc, Zwick takip ediyor. Ben bu kısımda öncelikli olarak Farris, ContinentalDisc, Groth koluyla ilgileniyorum. Farris markası ile emniyet vanalarıyla, ContinentalDisc markası ile patlama diskleriyle, Groth Markası ile tank ekipmanlarıyla  hizmet veriyoruz. Bizim burada yaptığımız fark yaratan kısım mühendislik desteğidir. Hatlarda kullanılan ekipmanların ölçülendirilmesinden seçimine, malzeme seçiminden kalibrasyon değerine, set değerine kadar her konuda biz yardımcı oluyoruz müşterilerimize. Optimum çözüme ulaşmaya çalışıyoruz.

Hitap ettiğimiz sektörler; enerji, kazan firmaları, rafineriler, petro-kimya fabrikaları, kimya fabrikaları… Ağır sanayinin olduğu yerlerde bizim ekipmanlarımız, vanalarımız kullanılıyor. Biz burada uygun ürünü seçmede, daha sonra o ürünü getirmede (yurt dışından temin etme) devreye giriyoruz. Daha sonra kullanılırken herhangi bir problem ya da arıza olduğu zaman bakım ve test hizmetiyle destek veriyoruz. Kendi bünyemize kattığımız test ve bakım cihazlarımız var. Ayrıca bütün vanaların hem kalibrasyonunu, hem testlerini (gövde testleri, kaçak testleri) kendi bünyemizde yapıyoruz.

KRİYOJENİK VANADA ÖRNEK ÇALIŞMA

– Ürün portföyünüzde kriyojenik vanalar da var mı?

Tabi, kriyojenikkelebek vanalar, kriyojenikküresel vanalar, kriyojenikglop vanaları Delta Vana bünyesinde var. Bunlar eksi 196 dereceye kadar servis koşullarında çalışabilecek vanalardır. En yakın örneğini, Diler Demir Çelik’ten Asil Çelik’e transfer edilen bir hava ayrıştırma tesisinde yaşadık. Asil Çelik’te yeni hava ayrıştırma kuruluyor. Projede revizeler olduğu için vana ihtiyacı ortaya çıktı. Oraya ZWICK kriyojenikkelebek vana tedarik edildi. Elle değil, otomasyon sistemiyle çalışacak. Ayrıca Erdemir’de ve Kardemir’de Flowserve markamızla hava ayrıştırma tesislerinde hizmet verdik. Oksijen çok kritik bir akışkan olduğu için titizlikle çalışıldı.

HER VANAYI HER PROSESE TAKAMAZSINIZ

– Kazan ve tanklarda vanaların emniyet açısından önemini anlatır mısınız? Gerek vana temininde gerekse kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki; basıncın olduğu yerde her zaman bir tehlike vardır. Çünkü, her an patlama meydana gelebilir. Bu da Allah korusun can ve mal kaybına neden olabilir. Bunu engellemek için bazı önlemleri almamız gerekir. Az önce de bahsettiğim gibi emniyet vanaları, tank ekipmanları ve patlama diskleri bu sistemlerde uygulanabilen ekipmanlardır. Nedir bunlar? Biraz açmak gerekirse emniyet vanaları; sizin prosesinizdeki müsaade edilebilir çalışma basıncının üstüne çıkıldığı zaman, akışkanı dışarı doğru tahliye eden ve prosesi rahatlatan ve basıncın düşmesini sağlayan ekipmandır. Bu ekipmanlar Amerikan standartlarıyla ya da Alman standartlarıyla çerçevelenmiştir. Bunların başında ASME Sec. 8, ASME Sec. 1, API standartlarıyla DIN 4126 standardı gelmektedir.

Türkiye’de daha önce geçerli olan basınçlı ekipmanlar yönetmeliği vardı ama şu an için artık o yürürlükten kalktı. Şimdilerde ise artık Proses Emniyet Sempozyumu’nda da bahsedildiği üzere, Seveso direktifleri kapsamında emniyet vanaları, patlama diskleri ve diğer emniyet ekipmanlar seçilmek, hatta montajlanmak ve belli zamanlarda bakımı ve testi yapılmak zorundadır. Bunu nasıl yapabiliriz? Örneğin; öncelikle prosese uygun emniyet vanasını seçmemiz gerekiyor. Burada en önce bilmemiz gereken müsaade edilebilir çalışma basıncı, hattın dayanabileceği dizayn basıncıdır. Çünkü dizayn basıncını geçtiğiniz zaman hatta patlama meydana gelebilir. O yüzden sizin dizayn basıncının altında çalışabilecek uygun bir emniyet vanası seçimi yapmış olmanız gerekli. Bu olmazsa olmaz… Daha sonra tabi ki prosesin sıcaklığına, prosesteki akışkanın özelliklerine göre (akışkanın yoğunluğu, mol ağırlığı gibi) debiye, geri basınçlara vs… uygun vanayı seçmeniz gerekiyor. Çünkü uygun olmayan vanayı prosese takarsanız gerekli olan tahliyeyi sağlayamayacağı için hatta patlama meydana gelebilir.

HEM GÖNLÜNÜZÜ HEM SİSTEMİNİZİ RAHATLATIN

Emniyet vanası diğer vanalar gibi değil. Bir kere lazım olur, basınç yükseldiğinde ve o anda çalışması gerekir. Eğer o anda çalışmazsa sisteminizde ya can ya mal kaybı Allah korusun olabilir. Bu yüzden de uygun vana seçiminin yanı sıra 1-2 sene gibi belirli periyotlarla da bu vanaların yetkili kişilerce test ve bakımlarının yapılması gerekir. Ayrıca testlerin sertifikalandırılması şart…

Eğer vanada test edildikten sonra bir kaçak problemi varsa, vananın kalibrasyonunda, set basınç ayarında bir problem varsa o zaman da bakımının yapılması gerekir. Bakımın ardından tekrar test edilerek bunun belgelendirilmesi gerekir. Bu, hem Seveso kapsamında şirket güvenliği için hem de aynı zamanda sigorta firmaları için önemli bir belgedir ve firmaların hem gönlünü hem çalışma sistemlerini rahatlatır.

Vanaların seçiminde de bunu belgelendirebiliyoruz. Yani vana seçimi yapılırken, ‘biz bu standartlara göre bu vananın seçimini yaptık’ diye öncelikle müşterilere sunuyoruz. O kabul edildikten, tedarik edilip hatta konulduktan ve montajı yapıldıktan sonra diyoruz ki, 1-2 sene sonra şu standartlara göre bu vanaların testlerinin yapılması gerekiyor. O testler de elektronik cihazlarımızla el değmeden yapılıyor ve sertifikalandırılıyor. Bu cihazlarımız TÜVRheinland onaylıdır ve operatörlerimiz de belgelidir.Cihazımız; Amerikan ve Avrupa standartlarına uygun testler yapabiliyor.

TÜRKİYE’DE EMNİYET BİLİNCİ ARTIYOR

– Türkiye’de bir güvenlik bilinci gelişti mi? Vana kullanıcıları konunun önemini ne derece biliyor?

Kesinlikle… Bu konunun önemi her geçen gün arttı, çünkü kazalar artıyordu ve bunu düşürmenin bir yöntemi olmalıydı. Daha sonra bilinçlenme oldu Türkiye’de ve dünyada… Ben Delta Vana’da 6’ncı seneme girdim. İlk sene ile bu sene arasında çok fark var. Her geçen gün gelen talep, test ve kalibrasyon sayısı daha çok artıyor. Artık yasal zorunluluğun dışında kullanıcılar kendileri de kendi çalışanları ve kendi proses emniyetleri için her geçen gün daha sert kurallarla bunu uygulamaya çalışıyorlar. Biz de bu konuda onlara yardımcı oluyoruz. Prosesteki vanalarınızı ne kadar sık kontrol ederseniz çalışması gerektiğinde de riski o kadar azaltmış olursunuz. Bu yüzden çok önemli…

Bu testleri düzenli yapan önemli müşterilerimizden bir tanesi Aygaz… Kendileri ile yapılan anlaşma üzerine bütün terminallerinde uygulanmak üzere emniyet vanalarının testleri ve bakımları gerçekleştirildi. Test edildikten ve bakımı yapıldıktan sonra tekrar hatta montajı yapılıyor. Yani şöyle düşünebilirsiniz; tamamen vanalarınızı ‘checkup’a sokuyorsunuz. Çalışıyor mu, çalışmıyor mu, tehlike arz ediyor mu diye. Türkiye’de, her geçen gün önleyici ve düzeltici bakıma olan ilgi artıyor.

VANA DEĞİL ÇÖZÜM ODAKLI ÇALIŞIYORUZ

– Sektörde yaşadığınız sorunlar var mı? Örneğin birçok firma ürünlerinin kopyalanmasından yakınıyor.

Aslında bu gibi sorunları biz avantaja çeviriyoruz. Şöyle ki, tedarikçi olduğumuz firmaların kopyalanması aslında biraz hoşlarına gidiyor. Çünkü kendilerini geliştiriyorlar ve teknolojiyi ilerletiyorlar. Farklı bir ürün geliştirerek pazarda yer almaları gerekiyor. Biz yerli üretici olmadığımız için yabancı teknolojiyi alıp onu burada uygulamaya çalışıyoruz. Bilgisayar yazılımları, önleyici bakım için yapılan yazılımlar, vana seçim programları gibi bazı uygulamalar var. Bu ve benzer uygulamalar her geçen gün kendini yeniliyor. Çünkü bir fark yaratmak zorundasınız, bir farkındalık ortaya koymak zorundasınız. Biz de bunu nasıl yapabiliriz diye uğraşıyoruz. Aslında bizim unvanlarımız da oradan yola çıkıyor. Çoğu firmada satış mühendisi, satış şefi, satış müdürü diye unvanlar vardır. Fakat bizim firmamızda çözüm destek mühendisi, uzman çözüm geliştirme mühendisi gibi unvanlar var. Biz vana odaklı değil çözüm odaklı gidiyoruz. Çünkü biz sistemi bütün olarak incelemeye çalışıyoruz. İhtiyacınız olsun olmasın, sizi daha çok nasıl geliştirebiliriz, daha iyiye nasıl ulaşabiliriz, kaliteyi nasıl arttırabiliriz sorularına cevap arıyoruz. O yüzden kopyalanmak bizim sıkıntımız değil.

EMNİYETİ SAĞLARKEN MALİYETİ AZALTIN

– Firmalardan beklentileriniz ve önerileriniz nelerdir?

Beklentimiz şu; firmaların bize biraz daha bilinçli olarak gelmesini istiyoruz. Örnek veriyorum, ‘2 inç küresel vana ver’ değil, ‘ben şu hattımda kullanacağım, şurada kullanacağım, bunu buradan geçirmek istiyorum, ama aynı zamanda bu ürünün kalitesinin düşmemesini istiyorum’ gibi bir yaklaşımla gelirlerse çok daha faydalı olur. Biz de tavsiye ile gidiyor ve “Sizin bunu yapmanız için şu tip vanayı, şu çapta kullanmanız gerekir. Ama onun altında şunu kullanmalısınız ki, proses güvenliğini sağlayın. Proses güvenliğini sağlarken, hem bakım maliyetini azaltacaksınız, hem de para kazanacaksınız. Çünkü bu pahalı vanayı kullanmayacaksınız, şu ucuz diski kullanacaksınız.” gibi…

Aslında biraz daha çözüme yönelik çalışıyoruz. Çünkü bu işler biraz maliyet biraz da zaman işi… Maliyeti ne kadar düşürüp kaliteyi ne kadar arttırırsanız o kadar da başarılı oluyorsunuz proseste…

www.deltavana.com

Emin Karakullukçu, Proses Emniyet Sempozyumu'nda Basınçlı Kaplar Dergisi'nin sorularını cevapladı.

Emin Karakullukçu, Proses Emniyet Sempozyumu’nda Basınçlı Kaplar Dergisi’nin sorularını cevapladı.

PROSES EMNİYET SEMPOZYUMU ‘SEVESO’YU TEORİKTEN PRATİĞE GEÇİRDİ

– Sempozyumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de ilk defa düzenleniyor ve proses emniyeti gibi çok önemli bir konu işleniyor.

Biz bundan önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapılan Uluslararası İkinci Proses Güvenliği sempozyumuna katılmıştık. Orada da yurt dışından misafirler vardı, üniversitelerden hocalar vardı konferans veren… Aynı şekilde standımız orada da vardı. Her sene WIN Automation’a katılıyoruz. Yeni gelişmelerden, yeni ürünlerimizden, yeni teknolojilerimizden bahsediyoruz. Ancak bu Proses Emniyet Sempozyumu’nun farkını şöyle gördüm; daha çok proseste aktif olan üreticiler, prosesin içinde olan, yani işin pratiğini yapan firmalar ön planda. Dolayısıyla konu, bu sempozyumda biraz daha teorikten pratiğe geçti. Bu da aslında müşterilerin pratik faydalarını arttırıyor. Orada biraz daha işler teorikte kalıyordu. Bu gibi sempozyumlar çoğalırsa pratik deneyimler artacak ve firmaların yeni teknolojileri daha yakın takip etmeleri sağlanacaktır.

– Katılımı nasıl buldunuz?

Daha iyi olmasını beklerdim. Çünkü üreticiler ve tedarikçiler burada. Konuların uzman kişileri burada. Konuyu biraz daha farklı proses alanlarına yaymak gerekiyor bence. Mesela enerji sektöründen fazla bir katılımcı göremedim. Ama böyle bir organizasyonun başlamış olması çok güzel… Beni en çok etkileyen oydu; bütün pratik yapan firmaların burada olmasıydı. Çünkü katılan firmalar proseste emniyeti sağlayan firmalar ve onlar aslında nasıl çözeceklerini çok iyi biliyorlar.

Bu sempozyumların devamı bekliyoruz. Her geçen gün emniyete verilen değerin arttığını görünce çok mutlu oluyoruz. Bir sistem ne kadar emniyetli olursa kalite de o kadar yüksek olacaktır, değer de o kadar artacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şu, ne iş yapılırsa yapılsın, fark yaratmak çok önemli. Alıyorum, veriyorum değil de bunu daha iyi nasıl çözebiliriz kısmına dikkat etmek her iki taraf için de daha faydalı olacaktır.

İŞTE SEVESO DİREKTİFLERİ

Seveso, İtalya’da Milano’ya 20 kilometre uzaklıkta küçük bir kasaba. Kentin hemen yanı başındaki ICMESA ChemicalCompany’ye ait fabrikada 10 Temmuz 1976’da büyük bir patlama yaşandı. Triklorofenol (TCP) üretimi yapan bir reaktördeki patlama sonucu beyaz bir gaz bulutu çevreye yayıldı. Bu zehirli gaz, bu güne kadar bilinen en zehirli gazlardan ‘dioksin’di. Kasabada kısa bir süre içinde hayvan ölümleri görüldü. Patlamadan 5 gün sonra da hastaneye başvurular başladı. Yapılan kontroller sonunda kasabada geniş bir bölgenin tamamen kirlendiği anlaşıldı ve 100 ev tamamen boşaltıldı.

Bu olaydan sonra, endüstriyel kazaların oluşmasının engellenmesi ve gerekli önlemlerin alınması adına hazırlanmış olan Seveso Direktifi kabul edildi. 9 Aralık 1996’da ise “Tehlikeli Maddeleri İçeren Büyük Kaza Risklerinin Kontrolüne İlişkin Direktif (Seveso-II Direktifi)” yayımlandı. Seveso-II Direktifini ülkemiz mevzuatına uyumlaştıran “Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik” 30 Aralık 2013’te yürürlüğe girdi.

SEVESO BİLDİRİM SİSTEMİ

Seveso Bildirim Sistemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yazılım portalı Çevre Bilgi Sistemi bünyesinde yer alıyor. Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik Eki’nde bulunan Tehlikeli Kimyasal Maddeleri bulunduran kuruluşlar, bulundurdukları maddeler ile miktarlarını söz konusu sistem üzerinden Bakanlık’a beyan ediyorlar. Yönetmelik gereği işletmeler tarafından yapılması gerekli bu beyan, Seveso Bildirimi olarak adlandırılıyor. Yapılan Seveso Bildirimi sonrasında işletmeler, sistem tarafından “Alt Seviyeli Kuruluş”, “Üst Seviyeli Kuruluş” veya “Kapsam Dışı” olarak sınıflandırılıyor.

www.deltavana.com

Share.

About Author

Leave A Reply

'