Endüstriyel bakım ve bakım türleri

0

Tuncay ÇiftciTUNCAY ÇİFTCİ

Pazarlama ve İş Geliştirme Uzmanı / Danışman

Bakım teknik olarak açıklandığında; üretimin veya hizmetin geçekleştiği tesis, tezgâh veya her türlü donanımın sorunsuz ve kontrollü bir şekilde işleyişini sağlamak amacıyla yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Ve genel olarak bakım türleri ;

Arıza Bakım, Planlı Bakım ve Kestirimci Bakım olarak 3 ‘e ayrılmaktadır

Kısaca bakım türlerinden bahsetmek ve bir mecaz ile anlatmak gerekirse;

Diş sağlığımızdan bir örnek ile ilerleyecek olursak;

Kişi, dişlerini asla fırçalamıyor, düzenli olarak doktora gitmiyor ise sonuç itibari ile diş sağlığının aniden bozulabilme olasılığı çok yüksektir. Ve bu andan sonra dişi kurtarmak adına dönüşü olmayan bir yola girilmesi çok muhtemeldir. Yani tesisteki makinelerin kontrol dışı duruş yapması tesise dönülmez ya da telafisi çok daha maliyetli durumlara yol açabilmektedir. Buna biz, ‘Arıza Bakım’ diyoruz.

Kişi; düzenli olarak dişlerini fırçalıyor ancak düzenli bir şekilde doktor desteği (ölçme ve kontrol diyebiliriz) almıyorsa dişin ömrünü uzatabilir ancak dişin genel durumunu göremeyeceği için dişini kaybetme olasılığı hala yüksek olacaktır. Buna ‘Periyodik Bakım’ diyoruz. Makinelerin üretici veya tecrübeler doğrultusunda belirlenmiş aralıklar ile doğrudan bakım ve değişim yapılması periyodik bakım için örneklenebilir. Bu durum ile ömür uzatılabilir ancak aniden oluşabilecek duruşların önüne tam manası ile geçemez. Ve özellikle ömrü hala olan makine ekipmanlarında erken yapılan değişimler ekstra maliyet yaratacaktır. O yüzden genel manada baktığımızda işletme için çok da kazançlı bir yapı olmaktan çıkacaktır.

Kişi dişlerini fırçalıyor, düzenli aralıklar ile doktora gidip muayene oluyor ve en ufak ağrı belirtilerinde müdahale (Dolgu, Kanal…) yapıyor ise dişlerini sağlıklı bir şekilde ve ömrünün vefa ettiği son ana kadar kullanabilmesi mümkündür. Bu durum ise ‘Kestirimci Bakım’ ile nitelenebilir. Çeşitli ölçüm cihazları ile makineleri izlemek, trend takibi yapmak ve arızayı yakalayıp kötü sonuçlara sebep vermeden müdahale etmek, plansız duruşları engelleyeceği gibi, arıza sonrası oluşacak maliyetleri de düşürmektedir.

ARIZALAR MAKİNELERİN KADERİ MİDİR?

Bu sorunun iki cevabı var ve ikisi de doğru.

Evet, makinelerin kaderidir. Çünkü her makine ya da sistem mekanik ömrünü tamamladığında arızaya geçecektir. Bu noktada, kaderden kaçamayız, diyebiliriz.

‘Hayır değildir’in cevabı ise; eğer sistemin tüm parametreleri kontrol ediliyorsa çeşitli analizler ile  mekanik yaşlanmalar ve arızalar, oluşmadan saptanma yoluna gidiliyor ise müdahale ve değişimler ile makineler arıza yaşamadan hayatlarına devam edebilirler. Dolayısı ile makine kaderini tayin edebileceğimiz bir konuma geçebiliriz. Böyle düşündüğümüzde kader olmaktan çıkması çok da zor değildir.

NEDEN KESTİRİMCİ BAKIM ?

Bakım OnarımTürkiye gibi enerjide dışa bağımlığı ve giderek üretim kaynaklarını kaybetme noktasına gelmiş ülkelerin üretemediği noktada tüketimlerinin kontrolü, ihtiyacından dolayı diyebiliriz. Biraz daha konuyu bir örnek ile açarsam 2011 EMO’nun (Elektrik Mühendisleri Odası) yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de tüketilen toplam elektriğin %40’nı elektrik motorları harcamaktadır. Sadece sanayi tüketimini düşündüğünüzde bu oran %70’i bulmaktadır. Sanayide özellikle döner ekipmanları düşündüğünüzde her makinenin arkasında bir elektrik motoru mutlaka görev almaktadır. Sahada yaptığım çalışmalar şunu gösteriyor ki; makinelerde yapılan montaj hataları gereksiz enerji tüketimlerini artırmakta ve makine çalışma ömürlerini kısaltmaktadır.

Örneğin 300 KW bir Motor – Pompa sisteminde bağlantı esnasında 0,75 mm oranında yapılan bir şaft hizasızlığı (yatay veya dikeyde) sonucu işletmeye yansıyan ekstra elektrik maliyeti 18.855,00 TL gibi bir rakamdır. Halbuki sistem 0,05 mm toleransında hizalansaydı şirkete maliyeti 1.183,00 TL olacaktı. Tabi bu rakamlara duruş maliyetleri ve sistemdeki diğer uzuvların bozulma maliyetleri eklenmemiştir (* Kaynak : https://www.pruftechnik.com/fileadmin/pt/_Common/Roi/index.html).

Özetle; neden kestirimci bakıma en iyi cevap ‘Üretemiyorsan Bilinçli Tüket’ diyebiliriz.

Bunun yanında giderek artan rekabet koşullarında birim maliyetleri düşürmek için size çok büyük avantajlar sağlayacaktır. Çünkü kestirimci bakım uyguladığınızda;

Arızaları gidermek için ihtiyaç duyacağınız çalışan sayıları azalacaktır.

Arızaların ne zaman olacağı ve kontrolü sizde olacağı için stok maliyetleri düşecektir

Sürekli üretime dayalı bir tesis veya hat ise üretim kayıplarını en aza indirmiş olacaksınız.

Vadesi gelmeden bir rulmanı veya kaplini değiştirmenize gerek kalmayacaktır. Daha etkin ve verimli bir çalışma sağlanacaktır.

TÜRKİYE KESTİRİMCİ BAKIM KONUSUNDA NE AŞAMADA?

Özellikle entegre tesislerde, plansız duruşa tahammülü olmayan firmalar bu noktada iyi denilebilir. Ancak Türkiye’nin bütününü düşündüğünüzde bu konuda hala büyük eksiklikler bulunmakta.

Ancak Endüstri 4.0 ile birlikte dijitalleşmenin bir getirisi olarak bakım içinde çok büyük yenilikler olacak diye düşünüyorum. İnsan duyularına paralel gelişen sensörler sayesinde makinelerin çeşitli bölgelerinden alınan sıcaklık, titreşim, debi, basınç… vb. veriler makinelerin karakteristiklerinin öğrenilmesi, bunun sonucu arıza ve ihtiyaçlarını önceden öngörebilir hale gelmesi yakındır diye düşünüyorum. Özellikle 1.2.ve 3. Sanayi Devrimi’nde yaptığımız hatalar 4.Sanayi Devrimi’nde çok yaşanmayacak gibi görünmektedir. Gündemi takip ettiğim kadarı ile bilişim ve teknoloji firmaları bu alanda yeniliklerini hızla tüketiciye sunmakta.

Teşekkürler…

Share.

About Author

Leave A Reply

'