FARKETMEDEN HIRSIZLARI ALKIŞLAMAK / İLKER TAN

0

Başarının basamaklarını tırmanmak, kişi ayırt etmeden her daim zorlu bir sınav olarak karşımıza çıkar. Başarı, disiplini kararlılıkla birleştirdiğimizde ortaya çıkan bütünü enerji, coşku ve cesaretle harmanlamanın ve bu harmanlanmış bütünü işleyen bir yapı haline getirip ortaya bir olgu çıkartmanın tanımıdır. Başarı, kişinin hayat tecrübesi, bilgisi, ileri görüşlülüğü, çalışkanlığı ve cesaretiyle doğru orantılıdır. Öyle ya! Bu her kişinin başarılı olacağı anlamına gelmez.

EMEK DÖKENLER

Asım, başarıya yelken açtığı yolda türlü fırtınalar atlatmış; hayallerinin, fırça dokunuşları ve bitmeyen azmiyle süslenmiş tablosunu kitlelere kabul ettirmeyi başarmış bir emek sahibidir. Asım bitmek tükenmek bilmeyen uğraşları, akıttığı ter damlalarıyla suladığı bir emek ortaya koymuştur.

EMEK ÇALANLAR

Hasım ise başarıların ikili ilişkiler sayesinde gerçekleştiği, atılımların amacının başarıdan çok şahsi çıkarlar sayesinde yürüdüğü bir dünyada kendine yer edinmiştir. Gemisinin yelkenlerini işlek rotalara çevirmiş, Asım gibi erdemlilerin türlü güçlüklerle elde ettiği başarı hazinesini soyan ahlak yoksunu bir korsan olarak karşımıza çıkar Hasım.

Asım ve Hasımın hayatları bir bakarsınız çakışıverir. Belki bir maden ocağında, belki bir makine atölyesinde, belki de aynı masanın iki farklı köşesinde… Meselâ bir satın alma ihalesinde… Hasım hiç utanmadan, sıkılmadan çalıverir Asım’ın türlü zorluklarla ekip yeşerttiği emek ağacını.

AHLAKSIZ SAVAŞ

Asım ile Hasım’ın hikayesi her sektörde olduğu gibi içinde bulunduğumuz ağır sanayi sektörü için de kanayan bir yaradır. Girişimci görünümündeki sahtekâr Hasımlar, Asımlar’dan çaldıkları bilgiyi ve emek hırsızlıklarını kendi zekalarının, yeteneklerinin ürünüymüş gibi tanıtıyorlar. Bir de saf ve hassas kalpleri on ikiden vurmak için “Yerli ve Milli” sloganı ile kılıfa sokuyor, yaptıkları çirkinliği de bu sloganla örtmeye çalışıyorlar. Aslında bir bakıma bizlerin zekasıyla dalga geçiyorlar.

SİZ HANGİ TARAFTASINIZ?

Her gün etrafımızda cereyan eden “Asım ile Hasım’ın Hikayesi’’ diye adlandırdığım bu ahlaksız savaşı, bir film izler gibi kılımızı kıpırdatmadan izliyoruz. Bazen de farkında olmadan Hasımları alkışlıyoruz. Aslında atladığımız, etliye, sütlüye karışmadan kenarından geçtiğimiz gerçek; uğruna hayatların adandığı, büyük özverilerin sarf edildiği ve bu özverilerin sonucunda elde edilen, temiz insanların ‘’başarı’’ diye tabir ettiği nadir olgunun çalınıyor olduğu gerçeğidir.

İşte tam da bu nedenle üzerimize düşeni yapmalı, aramızdaki Hasımlara paye vermemek adına aynanın karşısına geçip, Masum Asım’ın mı yoksa düşman Hasım’ın mı yanında olduğumuza şöyle bir bakmalıyız.

Asım’ın başına bir harf eklenince oluyor gibi görünse de! En nihayetinde asil, namuslu ve iffetli Asımın kalleş, hain katilidir Hasım. Hani olur ya adalet bir kaybolursa vicdanlarda, karıştırılırsa ak ile kara birbirine bir bakarsın Kalleş Hasım, oldum zanneder kendini Haşmetli Haşim…

Dünyada eninde sonunda yalnız kalmaya mahkûm olan Hasımlara da benden bir çift söz; hem de ustası Aristoteles’ in dilinden: “Fazileti olmayan insan, hayvanların en kirlisi, en vahşisi, en muhteris ve en doymak bilmez olanıdır.”

Share.

About Author

Leave A Reply

'