Geleceğin fabrikalarını kolaboratif robotlar kuruyor

0
Danimarka merkezli Universal Robots’un Türkiye ve bölge ülkeler sorumlusu Kandan Özgür Gök, Kontrol Dünyası’nın sorularını cevapladı. Endüstri 4.0’la birlikte hızlı üretim, yüksek kalitede ürün gibi kavramların öne çıktığını vurgulayan Gök, gerçek anlamda esnek üretim, kalite artışı, maliyet avantajı, çalışan memnuniyeti ve kolayca otomasyona geçişi sağlamanın ise kolaboratif robotlardan geçtiğine işaret etti. Bir saatte kurulup elle ya da cobot kullanım kumandası ile kolayca programlanabilen, aynı fabrikada farklı alanlara taşınıp, hızla kurulup çalıştırılabilen bu robotların sanayicileri geleceğe taşıyacağına dikkat çeken Gök, “Gelecek kolaboratif robotta. Şu anda dünyadaki birçok önemli firma kolaboratif robot üretmeye çalışıyor. 2015’te dünyada kurulu kolaboratif robot sayısı 5 bin iken, 2021’de 125 bine çıkacağı öngörülüyor.” dedi.

KONTROL DÜNYASI / ÖZEL RÖPORTAJ

UR logo2000’li yılların başında Danimarka’da kurulan Universal Robots, (UR) kısa sürede dünyanın en büyük üreticilerinden biri haline geldi. Özellikle kolaboratif robotlar konusunda zirveye adını yazdıran UR, geliştirdiği e-Series ürün grubuyla da robotik otomasyonda geleceğin teknolojisine imza attı. Yer kaplamayan, bir saatte kurulup basitçe programlanabilen, aynı fabrikada farklı alanlara taşınıp çalıştırılabilen, enerji verimliliğine sahip bu robotların en önemli özelliği ise geleceğin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir platform olarak oluşturulması ve sürekli yeni özellikler ekleme alt yapısına sahip olması. e-Series daha hızlı kurulum, daha esnek konumlandırma ve kullanım, daha hızlı programlama imkanı sunarak otomasyon bariyerini Universal Robots’un belirlediği seviyeyi, bir kademe daha da yükseltmiş oldu. Yani kullandığınız robot, tıpkı cep telefonlarında olduğu gibi sürekli yeni özelliklerle ‘update’ edilebilecek. Sanayiciler için hem zamandan hem maliyetten tasarruf sağlayacak bu robotlar, günümüzün ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlanmış durumda.

Universal Robots, söz konusu çalışmaları temel bir ilkeyle yürütüyor ve aslında büyük rağbet görmesinin altında da bu ilke yatıyor. ‘Robotik otomasyonu herkes için erişilebilir hale getirmek’ için çalıştıklarını belirten UR’nin Türkiye ve bölge ülkeler sorumlusu Kandan Özgür Gök, robotun Türkçe olmasının yanında ‘online’ eğitimlerin de Türkçe hale getirilmesinin bu ilke çerçevesinde yapıldığını anlattı. Kontrol Dünyası’nın sorularını cevaplayan Gök, Endüstri 4.0’la birlikte hızlı üretim, yüksek kalitede ürün gibi kavramların ortaya çıktığını, hızlı ve sürekli değişen üretim mantığına ayak uydurmak için esnek üretim yapılarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun yolunun ise kolaboratif robotlardan geçtiğine işaret eden Gök, yer kaplamayan, bir saatte kurulup basitçe programlanabilen, aynı fabrikada farklı alanlara taşınıp çalıştırılabilen bu robotların sanayicileri geleceğe taşıyacağına dikkat çekti.

Robotik otomasyonun geleceğinden sanayideki dönüşüme, kolaboratif robotların özelliklerinden Universal Robots Türkiye’nin hedeflerine kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulunan UR Türkiye Satış Geliştirme Yöneticisi Kandan Özgür Gök’ün sorulara verdiği cevaplar özetle şöyle:

Universal RobotsUR ENDÜSTRİYEL ROBOTUN MUCİDİ

– Öncelikle Universal Robots ve Türkiye’deki faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Universal Robots, 2000’li yılların başlarında kurulmuş olan bir şirket. Şu anda yıllık olarak yüzde 75 reel büyüme hızına sahip. Hedeflerimiz her yıl yüzde 100 büyüme. Bu rakamları şunlara göre belirliyoruz; ilk robot 2008 yılında satıldı. Şu anda 2018’in ortalarında 25 bininci robotun satışı gerçekleştirildi. Rakamları bir araya getirdiğinizde ortalama yüzde 75’lik bir büyümeye denk geliyor.

Universal Robots 3 mühendis tarafından 2000’li yılların başında Danimarka’da kuruluyor. İlk amaç, insanla beraber çalışabilen bir robot geliştirmek… Yapılan araştırmalar sonucunda 2005 yılında şirket kuruluyor. Ardından geliştirme çalışmaları devam ediyor ve 2008 yılında ilk ürün satılıyor. Şu anda 3 tane temel ürün grubu var. Bunlar 3 kilogram kaldırma kapasiteli / 500 milimetre yarı çapta, 5 kilogram kaldırma kapasiteli / 850 milimetre yarı çapta ve 10 kilogram kaldırma kapasiteli / 1.3 metre yarı çapta erişimi olan robotlar…

Universal Robots, otomasyon dünyasında endüstriyel robotun mucidi… Dolayısıyla bariyerleri de hep kendi koyuyor. 2018’in Haziran’ında e-Series’i tanıttık. Şu anda bizim CB3 (UR)  olarak adlandırdığımız ürün grubun içinde UR3, UR5 ve UR10 adlı ürünlerimiz var. Bununla birlikte Haziran 2018’de e-Series olarak çıkan UR3-e, UR5-e ve UR10-e robotlarımız ilave oldu. Temel anlamda benzer özelliklere sahip iki robot platformunun birbirlerine göre teknik anlamda farklılıkları var. Bu da tamamen müşterinin ihtiyacına ve yapmak istediği proseslere göre tercih sebebi olarak karşımıza çıkıyor.

Universal Robots, 500 çalışana sahip, 14-15 ülkede 23 ofisi bulunan, merkezi üretimi Danimarka’da olan dünyada birçok yenilikçilik vb. ödülü kazanmış bir şirket. Son olarak, Universal Robots’un kurucusu, Engelberger Ödülü’nü aldı. Bu, robotlu otomasyon dünyasında Nobel’e eşdeğer bir ödül olarak görülüyor. 2017’de MIT tarafından dünyanın en yenilikçi ikinci şirketi seçilen Universal Robots, 65 patenti, 40’tan fazla ödülü ve otomasyon dünyasına sağladığı katma değer ve özellikleriyle; dünyanın 1 numaralı kolaboratif robot üreticisi konumunu elde etti ve bunu da sürekli geliştirerek çalışmalarına devam ediyor.

2017’nin sonu itibariyle Universal Robots Türkiye’yi kurma çalışmalarına başladım. Şu anda Universal Robots’un Türkiye, Ortadoğu, İsrail ve Yunanistan’dan sorumluyum. Buradaki ekibimizle söz konusu bölgeyi yönetiyoruz.

Biz distribütörlerimiz üzerinden satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Sistem entegratörlerimiz de ürünleri distribütörlerimizden tedarik ederek projeleri son kullanıcıya sunuyorlar.

YATIRIMIN HIZLI GERİ DÖNÜŞÜ

– Gelişen yeni teknolojiler ve inovasyonlar, Geleceğin Fabrikaları’ndaki üretim süreçlerini nasıl etkileyecek? Bizi gelecekte nasıl bir üretim dünyası bekliyor?

Endüstri 4.0’la, hızlı üretim, yüksek kalitede ürün gibi kavramlar ortaya çıktı. Siz hızlı değişen bir üretim mantığının içindeyseniz bunlara ayak uydurmanız ve esnek üretim yapınızı geliştirmeniz gerekiyor. Sıfırdan bir fabrikayı bu hale getirmek istediğinizde çok ciddi üretim ve yatırım maliyetleri karşınıza çıkıyor. Bu açıdan baktığınızda Universal Robots’un özelliği; çok kolay kullanım yapısıyla üretimin içine kolaylıkla entegre edilebiliyor olmasıdır. Robotu direkt hattın içine alıp kolayca entegre edebilmeniz ve insanla beraber güvenlik bariyerleri olmadan (risk analizlerine bağlı olarak) çalıştırabilmeniz ciddi bir esneklik sağlıyor. Dünyada şu ana kadar kurulu olan 25 bin robotumuzun yüzde 80’i herhangi bir güvenlik bariyeri olmadan çalışıyor. Konvansiyonel robot mantığıyla bir robotu alıp bir yere sabitlemek yerine, o robotu fabrikanızda birçok alanda kullanabiliyor olmanız, o yatırımınızı hızlı bir şekilde geri alabilmenize imkan veriyor.

Bu açıdan baktığınızda gerek hızlı değişen ürün kapasitesi gerek hızlı üretimler, gerekse de insanla birlikte üretimin yapılmasının gerekliliği (her ürünün komple bir otomasyonla üretilmesi maliyet, alan, esneklik vb. sebeplerle mantıklı olmayabiliyor) yeni otomasyon sistemlerini ihtiyaç haline getirdi. Bu değişimlerin çok hızlı yapılması gerekiyor. Robotlarla insanların daha iç içe çalıştığı bir üretim mantığı gerçekleşecek. Her şeyin otomatize edildiği bir hayatın dışında (ki bunun olacağı yerler de muhakkak olacak) insanla kolaboratif robotların beraber çalıştığı bir üretim mantığı hayatımızın içinde daha çok yer alacak.

ROBOTİK OTOMASYON HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR OLACAK

– Bu robotların en önemli özellikleri nelerdir?

İnternet üzerinden ücretsiz, online, interaktif bir eğitimden sonra, hiç robotla ilgisi olmayan birinin bile 1,5 saatte basit bir programla, basit uygulamaları kendisinin gerçekleştirebileceğini söylüyoruz. Herkesin kullanımı için internette Türkçe web sayfamız hazır. Burada UR Akademi’ye (Universal Robots Akademi) girerek ve online eğitimi 1,5 saatte alarak robotu çok kolay programlayabiliyorsunuz. UR Akademi’ye https://www.universal-robots.com/tr/akademi/ linkinden erişebilirsiniz. Bununla birlikte robotumuz standart olarak Türkçe… Universal Robots, aslında hayatımızın içinde olan bir teknolojiyi robotla bir araya getirerek son kullanıcıya sunuyor. Zaten bahsettiğimiz yüzde 75’lik büyüme, bu faktörün diğer avantajlarla bir araya gelmesi sonrasında ortaya çıkan bir durum.

Universal Robots otomasyonu herkes için erişilebilir hale getiriyor. Bunun için internet sayfamızda UR+ olarak adlandırdığımız bir ekosistemi hayata geçirdik. Robot, otomasyon sisteminin belli bir parçası… Bunun, taşıma, alma-bırakma, kaynak, yapıştırma uygulamaları, kameralar gibi bir sürü yardımcı ekipmanları ve yazılımları var. Robotu aynı fabrika içerisinde farklı üretim hatlarına dolaştırarak hızlı bir şekilde adapte etmeyi sağlamak adına UR+ platformunda bulunan çevre ekipmanları robota takıldığında Tak-Çalıştır ve Üretime Başla! mantığıyla sistem hazır hale geliyor. Dünyadaki birçok büyük üreticinin Universal Robots için geliştirdiği ürünler var. Robot tutucu sistemleri, kameralar, yazılımlar ve aksesuarlar gibi… Bunlar Universal Robots tarafından da sertifika ediliyor ve internet sayfasında sunuluyor. Dolayısıyla gerek sistem entegratörlerinin gerek son kullanıcıların projelerini, uygulamalarını daha basit hale getirerek işlerini kolaylaştırıyoruz. Hızlı kurulum, yatırım maliyetinin daha düşük olması, robotun esnek kullanımı ve kolay programlama gibi avantajlar sunuyoruz.

GELECEĞİN TEKNOLOJİSİNİ ŞEKİLLENDİREN ÖZELLİKLER

Robotun kutudan çıkartılıp hızlı bir şekilde kurulumunun sağlanması, programın internet üzerinden alınan interaktif eğitimle yapılabilmesi, robotun Türkçe olması, eğitimini tamamlayan birinin yeni şeyler keşfetmesi açısından çok önemli avantajlar.

Bununla birlikte günümüz teknolojisinde ‘kapladığı alan’ olarak bir kavram var. Ürünün taşınabilirliği çok kritik bir konu. Bunu esnek konumlandırma şeklinde adlandırıyoruz. Bunu nasıl sağlıyoruz? Bizim üç temel robot ürün grubumuz var. Bunların ağırlıkları yaklaşık olarak şöyle: 3 kg taşıma kapasitesine sahip cobot’umuz 11 kilo, 5 kg taşıma kapasitesine sahip cobot’umuz 18 kilo, 10 kg taşıma kapasitesine sahip cobot’umuz 28 kilo… Konvansiyonel robotlara baktığınızda en yakın rakibine göre yüzde 40 daha hafif. Örneğin, 10 kilogram kaldırma kapasiteli bir robotun ağırlığı 170 kilogramdan başlar 230’a kadar çıkar.

Bunun yanında robotun 220 voltla çalışması, robotu prize takıp çalıştırabilmeniz çok ciddi avantajlar sağlıyor. Herhangi bir 3 faz enerji tesisatı kurmanıza gerek kalmıyor. Bu sayede robotu hayatınızın her evresinde kullanabiliyorsunuz. Robotun 220 voltla çalışabilmesi demek, robotun neredeyse bir ampul kadar enerji harcaması demek. Dolayısıyla bu beraberinde maliyet avantajı da getiriyor. Ortalama enerji tüketimlerimiz 100-300 Watt aralığındadır.

İnsanla birlikte çalışabilmesi de önemli. Şöyle ki, prosesler, zaten kendi içerisindeki üretim yapısından dolayı oldukça karmaşık. Siz o yapının içerisine ekstra güvenlik sistemleri, kafesler ya da büyük robotlar koyduğunuzda olay iyice karmaşık hale geliyor. Ama kolaboratif robotlar, güvenlik analizleri yapıldıktan sonra herhangi bir güvenlik ekipmanına ihtiyaç duymuyor. (Dünyada kullanılan 25 bin adet robotumuzun yüzde 80’i etrafında herhangi bir güvenlik ekipmanı olmadan çalışıyor) Bütün bu özellikler, geleceğini teknolojisini, fabrikalarını, ihtiyaçlarını şekillendirmekte ve ihtiyaçlara cevap vermekte önemli bir noktayı oluşturuyor.

İSTER 100 İSTER 100 BİN, AYNI KALİTEDE ÜRETİM

– Türk sanayicisi fabrikalarını geleceğe nasıl hazırlamalı, öncelikle hangi yatırımlara odaklanmalı?

Türkiye’de sanayi alanında birçok proje yapmış ve bu projelerle ihtiyaçları sektörün içinde tecrübe etme imkanı bulan biri olarak şunu söyleyebilirim; kolaboratif robotlar sunduğu avantajlarla özellikle KOBİ’lerin veya büyük işletmelerin daha esnek üretim yapmalarına imkan veriyor. Yatırımların geri dönüşümünün hızlı biçimde alınmasını sağlıyor. Robotlar sayesinde bir ürün 100 tane de olsa 100 bin tane de olsa aynı kalitede üretilebiliyor. Bizim gibi emek iş gücüne dayalı ülkelerde, bu esnekliklerin, yerel üretim yapısına çok değer katacağına inanıyorum.

Universal Robots Türkiye ve bölge ülkeler sorumlusu Kandan Özgür Gök

Universal Robots Türkiye ve bölge ülkeler sorumlusu Kandan Özgür Gök

KOLABORATİF ROBOTLAR 2 HAFTADA TESLİM

– Universal Robots, kendi üretim tesislerini geleceğe nasıl hazırlıyor? Geleceğin Fabrikaları’nı nasıl inşa ediyor?

Bizim üretim tesislerimizde de robotlar kendi üretimlerinde insanla beraber yan yana çalışıyor. Universal Robots’un, robotları teslim süresi iki haftadır. Siz şu anda herhangi bir beyaz eşya üreticisinin sağladığı teslim süreleri içinde ürün alıyorsunuz. Bir cep telefonundan ne farkı kaldı? Herkes için otomasyon dediğimizde hızlı ve kolay erişilebilirliğe de işaret ediyoruz.

– Kolaboratif robotların mucidi Danimarka merkezli Universal Robots, üretimlerini hangi merkezlerde gerçekleştiriyor?

Fabrikamız Danimarka’da. Tüm üretim orada gerçekleştiriliyor. Diğer ülkelerde ofisleri var.

YENİ İHTİYAÇLAR E-SERİES’İ DOĞURDU

– 2018’de sunduğunuz ve Geleceğin Fabrikaları’nın üretim proseslerinde kullanılabilecek e-Series cobot’lar hangi özellikleri ile öne çıkıyor?

10 yıl önce Universal Robots, CB3 (UR) olarak adlandırılan  ailenin ürünlerini çıkarttı ve geliştirerek devam etti. Bu ürünler sonlanmış değil, halen üretiliyor ve üretimlerine devam edilerek  katma değer katmaya devam edecekler. Universal Robots, e-Series’i kullanıcıların ihtiyacına göre; önemli bir seçenek olarak sunuyor.

ROBOTLARIMIZDA DURMA MESAFESİ VE SÜRESİ AYARLANABİLİYOR

Robotlarımızda durma mesafesi ve zamanını ‘set’ edebiliyorsunuz. Bu özellikler oldukça önemli. Robotların her bir eksende hareketlerini kısıtlayarak ve takip ederek, belli zone’lara gitmesini engelleyebiliyorsunuz. Herhangi bir kuvvet veya hız değerini girerek, taşıdığı ağırlığa bağlı olarak yapılan risk analizine göre ne kadar bir kuvvet uygulandığında durabileceğine kadar, işin güvenlik taraflarını ve birçok yönünü de ele alabiliyorsunuz.

Burada asıl vurgulanması gereken şu; halen üretimi devam eden CB3 serisi bir hat var, diğeri ise e-series hattı. Müşteri grubu ihtiyaçlarına göre ‘CB3’ serisi, veya ‘e-Series’ tercih edilebilir. e-Series bir platform ve bu tamamen geleceğin ihtiyaçlarına göre yeni özellikler eklenerek güncellenerek ilerleyecek bir platform…

e-Series robotların, boyutları, kapladığı alan, esnek kullanımı ve ağırlığının dışında, sürekli olarak ‘update’ edilmesi de önemli bir özellik. Bu güncellemeler, artan robot pazarına da yansıyacak. Örneğin, 2015 yılında dünyada kurulu kolaboratif robot sayısı 5 bin idi. 2021 yılında öngörülen rakam yaklaşık olarak 125 bin. Dolayısıyla kolaboratif robot dünyası çok hızlı ilerliyor. Universal Robots’un geliştirdiği ürün ve çıtayı yine bir üst noktaya taşıması, onun zirvedeki yerini korumasını sağlıyor. Zaten sahip olduğu yüzde 60’lık pazar payıyla Universal Robots şu anda dünyanın bir numaralı kolaboratif robot şirketi.

Universal Robots olarak, İnsanları Güçlendirir sloganı ve üretimi herkes için daha da kolaylaştırmak felsefesiyle yola çıktığımız e-Series ile otomasyonda standartları yeniden belirliyoruz. Universal Robots standartlarını bir çıta daha yükseltiyoruz.

Endüstriyel robotiği yeniden keşfeden pazar lideri bir marka olarak, Münih’te gerçekleşen 2018 Automatica Fuarı’nda ilk kez görücüye çıkardığımız e-Series ile otomasyon teknolojisindeki değişimin amiral gemisi olmaya devam ediyoruz.

e-Series bir platform olarak karşımıza çıkmış olup daha da hızlı kurulum, programlama, esnek kullanım imkanı sağlıyor. Sürekli olarak geliştirilebilecek bir platform olarak geleceğin ihtiyaçlarına bugünden cevap verebilecek bir çözüm sunuyor.

e-Series, tıpkı diğer cobot’larımız gibi benzersiz bir kolaylık ve geniş bir uygulama alanı sunmanın yanı sıra yeniden tasarlanan kontrol paneli, programlama ve kontrol yazılımı ile kullanıcıların yapacakları herhangi bir uygulamanın programlanmasını ve cobot’un yeniden konumlandırmasını daha da kolay hale getiriyor. Standart olarak Gömülü (entegre) Kuvvet / Tork sensörünün sağladığı daha yüksek hassasiyet, daha kolay programlama ve özel uygulamalara sağladığı avantajlar sayesinde daha fazla uygulamayı ekonomik olarak yapabilmeye imkan tanıyor. e-Series ile kullanıcılara yatırımda daha hızlı bir getiri, yeni ihtiyaçlara uygunluk ve uzun vadeli verimlilik artışı sunuyoruz. Lütfen daha fazla teknik bilgi için web sayfamızı ziyaret ediniz. https://www.universal-robots.com/tr/

FİYAT VE AVANTAJ DENGESİ

– Çözümleriniz sanayicileri rekabette nasıl öne çıkarıyor?

Çağımızın üretim anlayışı, kapasite olarak ister büyük ister küçük ölçekli olsun, uluslararası arenada rekabet edebilir olmayı gerektiriyor. Rakiplerin hızla arttığı, ürün çeşitliliğinin çok farklı ihtiyaçlara cevap verebilir hale geldiği bir ortamda, rekabet edemeyen firmalar değil geride kalmak, varlığını sürdüremez duruma gelebiliyorlar. Günümüzde rekabet avantajı için önemli olan esnekliktir. Örneğin, Universal Robots cobot’unuzu bir üretim hattından çıkarıp bir başka üretim hattına adapte ederek ve çok hızlı program yaparak avantaj sağlayabilirsiniz. Bununla birlikte robotun enerji verimliliği, alan kaplamaması, insanla beraber çalışabilmesi de önemli.

Bunların hepsini topladığınızda konu maliyete geliyor. Zaten bir ürün, fiyat ve sağladığı avantajın dengesiyle var olur. Yatırımınızın geri dönüş süresi de önemli. Konvansiyonel robotların kolaboratif robotlarla fiyatları hemen hemen aynı. Ama ne tür bir avantaj sağlıyor? Yapılan risk analizine bağlı olarak siz koruma kafesi kullanmadığınızda alandan tasarruf ediyorsunuz. Bunları kurarken kullanacağınız iş gücünden tasarruf ediyorsunuz. Bakımla ilgili herhangi bir masrafınız olmuyor. Bunların hepsi görünmeyen maliyetler. Bunların bütününü masaya yatırdığınızda, bunlar hızlı geri dönüşü sağlayan faktörler. Universal Robots Cobot’larının periyodik bakım diye bir kavram ve maliyeti yok.

Zaman, emek ve verimlilik… Bunların hepsi çok kritik.

ÜNİVERSİTELERLE İŞ BİRLİĞİ HALİNDEYİZ

– Geleceğin mühendisleri ve Geleceğin Fabrikaları’nın yöneticileri için ne tür eğitim çalışmalarına imza atıyorsunuz? Sanayi-Üniversite iş birliği kapsamında hayata geçen ya da devam eden projelerinizi paylaşır mısınız?

Biz Universal Robots olarak ürün satışını direkt kendimiz yapmıyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi biz müşterilerimizin ve partnerlerimizin bilgi seviyesini yükseltmek, onların desteğe ihtiyacı olduğunda, onlara en yüksek kalitede hizmeti verebilmek için varız. Universal Robots çok özel anlaşmalar haricinde ürün satışı yapmıyor. Bunu distribütörlerimiz üzerinden veya partner olduğumuz sistem entegratörleri üzerinden yapıyoruz. Dolayısıyla yaptığımız en önemli işlerden birisi eğitim ve teknik destektir. Eğitime verdiğimiz önemle hayata geçirdiğimiz online eğitimi, 2019’da Türkçe olarak gerçekleştireceğiz.

Bunun yanında temel ve ileri seviye eğitimlerimiz var. Burada kullanıcılara distribütörler tarafından eğitim sağlanıyor. Gerek projeyi gerçekleştiren sistem entegratörleri tarafından sağlanan eğitimlerle veya direkt ürün satışı ve alım yapan müşterilere verilen eğitimlerle bu robotun kullanımı herkes için erişilebilir hale geliyor.

Türkiye’de önemli üniversitelerin hemen hemen hepsi bizim robotumuzu kullanıyor. Önümüzdeki yılın başında söz konusu üniversitelerle çalışmalarımız olacak. Şu anda görüştüğümüz çok sayıda üniversite var. Bu platformda bunları anlatacağız, bunların bilgilerini paylaşacağız…

Gelecek kolaboratif robotta. Şu anda dünyadaki birçok önemli firma kolaboratif robot üretmeye çalışıyor. İnsanların bu alanda bilgilenmesi çok değerli diye düşünüyoruz.

– “Dijital Türkiye Yol Haritası” kısa bir süre önce açıklandı. Değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Endüstri 4.0 diyoruz. O noktaya gidilebilmesi için böyle bir platforma ihtiyaç var. Dijital yol haritasıyla beraber bu tür teknolojilerin üzerine yol alınmalı. Her yerde bir Endüstri 4.0 yaratabilirsiniz. Burada önemli olan nerede başladığınız ve o ürettiğiniz şeyi ne kadar hızlı, az maliyetle, kaliteli, etkin ve hangi yöntemlerle yaptığınızdır. Kolaboratif robotların bu dijital yol haritasında önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum.

GELECEĞİN FABRİKALARI FORUMU ÖNEMLİ BİR PLATFORM

– “Dijital Türkiye” vizyonu ile paralel olarak ilk kez Eylül ayında gerçekleştirilecek Geleceğin Fabrikaları Forumu’nda Universal Robots hangi yenilikçi teknolojilerini sergileyecek? Sanayicileri geleceğe hazırlayacak hangi konu başlıkları ile öne çıkacak? Forum’dan beklentileriniz neler?

e-Series ve CB3 dediğimiz ürün gruplarının tamamını orada sergiliyor olacağız. Bunun dışında UR Plus platformda Tak Çalıştır ürün gurubunu test etmek isteyenler için PC üzerinden ‘online’ eğitim imkanlarını orada onlara gösterme fırsatı bulacağız. Ciddi bir şekilde zenginleştirilmiş bir web sitemiz var. Robot uygulamasındaki ihtiyaçlarınızı mükemmel bir şekilde karşılayan en son teknoloji ile özelleştirilmiş ürünler sağlayan online platformumuz UR+’a https://www.universal-robots.com/tr/plus/ linkinden erişebilirsiniz.

Burada son gelişmeleri haberlerle ve bloglarla paylaşıyor olacağız. Robotlarımızla üretimin nasıl yapıldığını sanayicilere aktarmayı planlıyoruz. Dokunarak bunlarla ilgili ‘case story’leri paylaşmak istiyoruz. Robotun temel özelliklerini göstererek, bunları insanların kendi üretim mantığına nasıl adapte edebileceklerini anlatacağız. Üstelik bunu kendi kendilerine çözerek görecekler. Eğer advance bir sistemse bunu sistem entegratörü üzerinden gerçekleştirebileceklerini, basit bir sistem yapısı ise sadece robotu alıp kendi kendilerine programlayabileceklerini anlatacağız.

Biz geleceği kurgulayan bir şirketiz. Kolaboratif robotların 10 yıldaki ilerlemesini gözlemlediğinizde bunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Türkiye’nin bu robotları daha çok kullanmış olması bizim üretim mantığımızla çok uyuşuyor. Bu üretim mantığının Türkiye’ye uygunluğunu da teknik anlamda paylaşmak istiyorum. Çünkü üretim sürecinde gerçek anlamda esnekliğe ihtiyaç duyulan, çok sayıda KOBİ’nin yer aldığı Türkiye’de cobot kullanımı daha da anlamlı hale geliyor. Universal Robots’un cobot’ları ürün ya da sektörden bağımsız olarak farklı üretim süreçlerine cevap verebiliyor.

Halen daha birçok insan robotik otomasyondan çekiniyor. Bundan çekinmemeleri gerektiğini insanlara anlatmış olmak birinci kuralımız. Büyük firmalar zaten gerek Ar-Ge ekipleri, gerek teknolojiye yaptıkları yatırımlarla bunları fark etmiş durumdalar. Biz bu robotların Türkiye’de daha yoğun biçimde kullanılmasını sağlamak için her yere ulaşmak istiyoruz. Forumu da bu konuda önemli bir platform olarak görüyoruz. Sesimizi nereye ulaştırabilirsek bu bizim ve ülkemiz için faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.

– Kısa ve orta vadeli Türkiye hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Türkiye’deki yapılarımızı oluşturuyoruz. Ortadoğu, İsrail ve Yunanistan’da çalışmalarımızı tamamlama noktasındayız. Türkiye’de, içerisinde eğitim robotlarının olduğu, ‘demo set’leriyle çalışan ve iş ortaklarımıza bunları sergileyebileceğimiz ve eğitim sağlayabileceğimiz bir ofis kurulumunu gerçekleştireceğiz. Bununla birlikte insan kaynakları çalışmalarını hızlandıracağız. Robotlarla ilgili gerek internet ve gerekse yazılı görsel basında bilinirliğimizi artıracağız. Türkiye’de kolaboratif robotların diğer ülkelere göre daha hızlı ilerlemiş olmasını sağlamayı hedefliyoruz.

Universal Robots87 DAKİKADA COBOT PROGRAMCISI OLABİLİRSİNİZ

– Kolaboratif robot yatırımı yapacak üreticilerin yatırım öncesi ne tür fizibilite çalışmaları yapması gerekir? 

Universal Robots olarak, yatırımın tüm aşamasındaki insanların gözüyle de değerlendirerek, 360 derece, kapsamlı bir e-kitaplar (e-kılavuz) serisi hazırlamış bulunuyoruz. Buradan birçok bilgi kolaylıkla elde edilebilir.  Küçük ya da orta ölçekli bir üreticiyseniz ya da düşük üretim hacmi, yüksek çeşitlilik gibi üretim zorluklarıyla karşı karşıyaysanız robot yatırımının sizin için uygun olup olmadığını test edebilirsiniz. Büyük ölçekli üretici olmadığınız için manuel üretimi tercih ettiyseniz, Universal Robots’un sizler için de uygun çözümlerini incelemek isteyebilirsiniz. Çalışma kılavuzumuz küçük ve orta ölçekli üretim yapan firmalar için robotik otomasyonuna geçişte değerlendirilmesi gereken en önemli konularda size rehberlik edecektir. Kılavuza (e-kitaplar) web sitemizden ulaşabilirsiniz. https://www.universal-robots.com/tr/e-kitaplar/

– Türkiye’de endüstriye kattığınız ayrıcalıklar ve ilkleri paylaşır mısınız? 

Türkiye’de endüstriye kattığımız çok sayıda ilklerden bahsedebilirim. Standart olarak sunduğumuz Türkçe robot, 3 faz elektrik tesisatı gerektirmeden, 220 V tek faz kullanım imkanı ve daha düşük enerji tüketimi ile endüstriyel robot kullanımı sağlıyoruz. Universal Robots Akademi platformumuzda; online, 7/24 saat, ücretsiz olarak sunulan interaktif eğitim ile 87 dakikada cobot programcısı olunabiliyor. Robotu kutudan çıkarıp, kurulumu, entegrasyonu ve programlanmasını yapmak sadece 60 dakika sürüyor. Kolay programlama, otomasyon uzmanlık tecrübesi gerektirmiyor. Robot elle ya da sezgisel kontrol kumandası ile kolay programlama imkanı sağlıyor. Standart olarak sunulan birçok haberleşme protokolümüz bulunuyor. UR+ platformundaki ürünlerle farklı görevler arasında hızlı geçiş ve hızlı entegrasyon imkanı sunuyoruz. Bir tek robotun farklı görevlerde esnek kullanımı ve konumlandırılması, insan ile yan yana iş birliğine dayalı kullanım imkanı, ayarlanabilir güvenlik fonksiyonları, durma süresi ve mesafesi, entegre Kuvvet/Tork sensörü, kılavuz niteliğinde sunulan e-Kitaplar, oldukça hafif ve kompakt yapısıyla cobot’un tüm eksenlerinin ±360 derece rotasyon imkanı ve kolay değiştirilebilir eklemleriyle kullanıcıların işini kolaylaştırıyoruz. Ayrıca, hızlı yatırım geri dönüşü olan cobot’larımızda periyodik bir bakım kavramı da bulunmuyor.

Share.

About Author

Leave A Reply

'