Hopaport, Türkiye’nin dökme malzeme terminali gibi çalışıyor

0
Türkiye’nin özelleştirilen ilk limanı Hopa, yeni hedeflere yelken açtı. Karadeniz’in ilk ‘Yeşil Liman’ı olma yolunda çalışmalarını hızlandıran Hopaport, 2017’de 1 milyon ton yük elleçlemesi yapmayı amaçlıyor. Liman, aynı anda 10-12 gemiye hizmet verebiliyor. Dökme Malzeme Dergisi’nin sorularını cevaplayan Genel Müdür Meriç Burçin Özer de, her türlü yük için terminallerinin bulunduğuna dikkat çekiyor. “Tahıl, çimento, LPG, sıvı dökme yük hizmetleriyle müşterilerimize önemli avantajlar sağlıyoruz.” diyen Özer, Türkiye’de kara, hava ve deniz sınır kapısı olan tek liman özelliğini taşıdıklarının altını çiziyor.

DÖKME MALZEME DERGİSİ / ÖZEL RÖPORTAJ

Karadeniz’in dünyaya açılan kapısı özelliğini taşıyan Hopaport, Türkiye’nin dökme malzeme terminali gibi çalışıyor. Bütün rıhtımlarında, yılın 12 ayında, tüm yükler için 7/24 elleçleme (yükleme, boşaltma ve depolama) yapılabilen liman, söz konusu faaliyetini bu yıl 1 milyon ton yüke çıkarmayı hedefliyor. Bünyesinde bulunan tank terminali, ro-ro rampası, tahıl ve çimento terminalleri, 5 adet çimento depolama silosu, konteyner sahası ile müşterilerine önemli avantajlar sağlayan limanda aynı anda dökme yük, genel kargo, proje yükü, tahıl, sıvı dökme yük, tehlikeli yük, LPG, konteyner hizmetleri verilebiliyor. Çılgın dalgalarıyla meşhur Karadeniz’de Hopaport’u güvenli bir liman haline getiren özelliklerinin başında ise 2 bin 150 metre uzunluğunda ana mendirek ve 470 metre uzunluğundaki tali mendirek geliyor.

Park Denizcilik Ve Hopa Liman İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Meriç Burçin Özer, Türkiye’nin özelleştirilen ilk limanı hüviyetini taşıyan Hopaport’un çalışmalarını Dökme Malzeme Dergisi’ne anlattı. Stratejik açıdan önemli bir yer teşkil eden limandaki dökme yük hizmetlerinin müşterilere sağladığı avantajlardan, limanın konumuna, yeni hizmet birimlerinden Hopaport’un hedeflerine kadar pek çok konuda önemli bilgiler aktardı. Özer’in değerlendirmeleri şöyle:

BÖLGE ÜLKELERDEN YAPILAN TÜM TİCARETE YÖN VERİYORUZ

– Hopaport’u özel liman işletmeleri arasında öne çıkaran en önemli unsur nedir? Limanın stratejik konumu, bu çerçevede değerlendirilebilir mi?

Hopaport stratejik açıdan Türkiye’nin doğusunda, Kafkasya bölgesine açılan güvenli bir liman konumunda. Sarp sınır kapısına 18 kilometre mesafede olması nedeni ile Avrupa’dan ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden bu bölgelere yapılan tüm ticarete yön verme özelliğine sahip. Transit ticaretin yoğun bir şekilde yapıldığı İran ve Nahçivan bölgelerine karayolu ulaşımının da yakın olması nedeni ile çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Bölgesel anlamda Kafkasya, İran, Nahçivan, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerine açılan kapı özelliğini taşıyor. Bu bölgelerde yapılan her türlü ticarette aktif rol oynuyor.

Hopaport aynı zamanda, Sarp sınır kapısı ve THY Hopa Terminali ile Türkiye’de hem kara, hem hava ve hem de deniz sınır kapısı olan ülkemizin tek limanı özelliğini taşıyor. Hopa Limanı THY yolları ile Batum üzerinden gelen tüm misafirlere ev sahipliği yapıyor. Bu yolculukta tüm misafirler check in ve check out işlemlerini Hopa Limanı içindeki terminalde yapabiliyor.

Bunların yanı sıra, Türkiye’deki limanlar içinde en çok kapalı depolama kapasitesine sahip limanlardan biriyiz. Hopaport’ta 18 bin 220 metrekare kapalı depolama sahası genel antrepo, geçici depolama ve dâhili depolama alanı bulunuyor. 1346 metre uzunluğundaki rıhtım ve iskele boyu ile gemi büyüklüğüne bağlı olarak aynı anda 10 veya 12 adet gemiye hizmet verebiliyoruz.

TAHIL, ÇİMENTO VE LPG TERMİNALLERİ AYRICALIK

– Dökme yük hizmetleri alanında da öne çıkan limanlardan birisiniz. Bu hizmetlerin çerçevesini ve müşterilere sağladığı avantajları anlatır mısınız?

Türkiye’deki önemli limanlar ile kıyaslandığında çok önemli avantajlara sahibiz. Bünyemizde bulunan tank terminali, ro-ro rampası, tahıl terminali ve tahıl siloları, çimento terminali ve 5 adet çimento depolama silosu, konteyner sahası ile aynı anda dökme yük, genel kargo, proje yükü, tahıl, sıvı dökme yük, tehlikeli yük, LPG, Konteyner hizmetleri verebilen Türkiye’deki tek özel liman İşletmesi konumundayız. Bu yönüyle müşterilerimize çok önemli avantajlar sağlıyoruz. Farklı hizmetleri aynı anda sunabiliyoruz.

Örneğin 6 adet tanktan oluşan ve toplam kapasitesi 32 bin ton olan tank terminalimizde her türlü kimyasal ve sıvı petrol türevlerini depolamak mümkün. Bunun dışında 2016 yılı başlarında yapımına başlanan LPG terminali yıl sonunda bitti. Terminalde her biri 210 m3 kapasiteli 2 adet tank ve aynı anda 6 dolum kolu ile 6 tankere dolum yapabilecek sistemin kurulumu tamamlandı. Çimento terminalimiz de yeni yatırımlarımızdan biri. Toplam 8 bin 300 ton kapasiteli ve 5 adet silodan oluşan terminal, ülkemizin önde gelen bir çimento grubu tarafından kiralandı. Yakın bir zamanda gerek yurt içi ve gerekse yurt dışına çimento dağıtımına başlanacak.

 RIHTIM AYIRDIK, TAHIL GEMİLERİ HİÇ BEKLEMİYOR

Liman sahasında 1994’te inşa edilen tahıl terminali ise biz devralmadan önce hiç kullanılmamıştı. Silo ve yükleme sistemlerini elden geçirip, gerekli testler ve modernizasyon çalışmaları sonrasında tahıl terminalini kullanıma hazır hale getirdik. Tesislerde ilk defa 2012 yılında buğday yükü elleçlenmesi yapıldı. Bugün itibari ile yılda ortalama 150 bin ton civarında tahıl ürünleri bu terminalde tahliye ediliyor. Tahıl gemileri için bir rıhtım ayırdık, gelen gemiler hiç beklemiyor.

Her biri bin tonluk 10 adet silodan oluşan terminalde tüm işlemlerin otomatik sistemlerle yapılması elleçleme maliyetlerini azaltırken işlemleri hızlandırıyor. Ayrıca silolar birbirinden bağımsız çalıştığı için her müşteriye ait ürünler ayrı silolarda saklanıyor.

PROJE KARGO TAŞIMACILIĞININ MERKEZİ

– Kargo yükleri konusundaki faaliyetlerinizden de bahseder misiniz? Bu hizmetin bölge ülkelerine yönelik ticaret açısından önemini nedir?

Hopaport, son yıllarda özellik ‘Proje Kargo Taşımacılığı’nda merkez olma noktasına doğru gitmektedir. Özellikle Güney Kore-Çin ve Hindistan gibi Uzakdoğu ülkelerinden büyük tonajlı gemilerle Hopaport’a gelen proje kargo yükleri 50 tondan 600 tona kadar kaldırma kapasiteli vinçlerle gemilerden alınarak liman geri hizmet sahasında depolanmakta ve ihtiyaç duyulduğu zaman gemiden gemiye ağır tonajlı yükler limbo yapılmaktadır.

Özellikle Kazakistan’da ve Türkmenistan’da kurulmaya başlanan projeleri buna örnek vermek gerekirse, doğalgaz santralleri, gübre fabrikası, çimento fabrikası vb. gibi projelere ait gabari dışı ve ağır yükler ‘heavy lift’ adını verdiğimiz büyük gemiler ile Hopa Limanı’na geliyor ve nehir tipi gemiler ile transit Hazar Denizi’ne kıyısı olan ülkelere gönderiliyor. Hopaport, bu projeler sayesinde önemli bir transit aktarma limanı özelliğini taşıyor.

KARADENİZ’İN İLK YEŞİL LİMANI OLACAĞIZ

 Hopaport– Son olarak liman işletmesinin hedeflerinden bahseder misiniz? Hizmete açmayı düşündüğünüz yeni tesisler var mı?

Hopaport’un geçtiğimiz yıl elleçleme tonajı yıllık 853 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu yılki hedefimiz bu tonajı yüzde 15 arttırarak 1 milyon tona çıkarmaktır. Bunu da yeni yüklerin limana gelmesini sağlayarak gerçekleştireceğiz.

Bir diğer hedefimiz green port (yeşil liman) olmaktır. Bu kapsamda, gemi ve liman operasyonlarından kaynaklanan çevresel etkilerin azaltılması yönünde idari ve teknik tedbirler alınarak idare tarafından belirlenen kriterlerin uygulanması konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Bu yılın sonuna kadar söz konusu çalışmaları bitirerek Karadeniz Bölgesi’nde bu belgeyi alan ilk liman olmayı istiyoruz.

HOPA, TÜNELİN BİTMESİNİ BEKLİYOR

 – Bu hedeflerin gerçekleştirilmesi adına siyasi ve idari kurumlardan beklediğiniz hizmetler ve projeler var mı?

Öncelikle Hopa-Borçka Cankurtaran tüneli bizim için büyük önem taşıyor. 5 bin 288 kilometre uzunluğundaki tünel çevre iller arasındaki ulaşımı çok rahatlatacak. Uluslararası çalışan karayolu firmaları Artvin üzerinden bu hattı kullanabilecek. Bu hat İran’a gidecek olan karayolu nakliyesi yapan firmalar için de çok uygun. Tünelin bu yıl açılmasını bekliyoruz.

Hopa-Batum Demiryolu da limandaki işlem hacminin ciddi bir oranda artmasını sağlayacak. Söz konusu demiryolu Türkiye’yi Gürcistan üzerinden çok kısa bir mesafe ile Rusya Federasyonu demiryolu ağına bağlayabilecek. Demiryolu ağının kısa vadede Doğu Karadeniz bölgesine bağlanmaması birçok fırsatın kaçırılmasına neden oluyor. Bu noktada en önemli tercih bölge limanlarının demiryolu bağlantısı olmasıdır. Bu nedenle Hopa ve Batum demiryolu projesinin başlaması Doğu Karadeniz bölgesinin ekonomik açıdan gelişmesi için çok önemli.

HopaportTürkiye’nin özelleşen ilk limanı

Sarp sınır kapısına 18 kilometre uzaklıkta bulunan Hopa Limanı, 1973’te Türkiye Denizcilik İşletmeleri tarafından hizmete açıldı. 1980’li yıllarda İran’a yapılan transit taşımalarda Hopa Limanı yoğun bir şekilde kullanıldı. 1988’de Sarp sınır kapısı açıldıktan sonra Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri, Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerine yapılan ticaretlerde Hopa Limanı aktif bir şekilde hizmet verdi.

Liman, 1997’de Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nden Park Denizcilik Ve Hopa Liman İşletmeleri A.Ş.’ne 30 yıl süre ile işletme hakkı devri yöntemi ile devredildi. Bu yönüyle kulanım hakkı devir sözleşmesi ile özelleştirilen 2. özel liman hüviyeti kazandı. Ancak ilk özelleşen Tekirdağ Limanı, alan şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine tekrar TDİ’ye geçince Hopa, Türkiye’nin ilk özelleşen limanı oldu.

Park Denizcilik ve Hopa Liman İşletmeleri A.Ş., Hopa Limanı’nın işletme hakkını devraldıktan sonra 2 bin metrekare olan kapalı depolama sahasını 18 bin 120 metrekareye, 54 bin metrekare olan açık depolama sahasını da 72 bin 622 metrekareye çıkarttı. Şirket, forklift, stacker, yüksek kapasiteli vinç, kantar, terminal araçları ve ekipman yatırımları yaparak Hopa Limanı’nı çağdaş donanımı ve deneyimli kadrosu ile bölgenin önemli bir liman kompleksi haline getirdi.

Ancak en önemli adım markalaşma alanında atıldı. Şirket yönetimi, aldığı kararla Hopaport, ismini tescilledi. Gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı her türlü işlemler ve tanıtım faaliyetlerinde Hopaport markası kullanılmaya başlandı.

Share.

About Author

Leave A Reply

'