Jeotermal yatırımcısı dünya liderliğine göz koydu, teşvik bekliyor

0
JESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk, Basınçlı Kaplar Dergisi’ne sektördeki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de jeotermal kaynaklı elektrik üretiminin her yıl yüzde 50 büyüme hızını yakaladığını belirten Şentürk, devlet desteğinin sağlanması halinde 5.000 MWe kapasiteye ulaşacaklarını ve dünyada ilk sıraya yükseleceklerini söyledi.

BASINÇLI KAPLAR DERGİSİ / ÖZEL RÖPORTAJ

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER), Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesi kapsamında kurulan en büyük sivil toplum kuruluşu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Üretim Lisansı’na sahip, sektörün 25 öncü (29 Üye) firmasını tek çatı altında toplayan derneğin hedefi büyük. Jeotermal enerji üretiminin uluslararası standartlara ulaşması için çalışıyor. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk, bu konuda umutlu. 2023’e kadar 5000 MWe kapasiteye ulaşıp dünyada ilk sıraya yerleşeceklerini kaydediyor. Şentürk, bu hedefin gerçekleşmesi için yatırımcıların devletten teşvik beklediğinin de altını çiziyor. Söz konusu desteğin verileceğine olan inancı ise tam…

Ülkemizde mevcut santrallerin 150 C ve üzerindeki sıcaklıktaki jeotermal kaynaklarla elektrik üretimi yapabildiğini vurgulayan Şentürk, mevcut teşvik sistemi ile daha düşük sıcaklıklarda elektrik üretilmesinin zorluğuna işaret ediyor. Bunu başarmanın yolunu, devletin alım garantisi fiyatlarında yapacağı kademeli artış olarak gösteriyor. Santrallerde kullanılan boru hatlarının önemine de dikkat çeken JESDER Başkanı Şentürk, JES yatırımcılarının neredeyse tamamının boru ihtiyaçlarını yerli üreticilerden sağlanmasını ise sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Basınçlı Kaplar Dergisi’nin jeotermal sayısı için önemli açıklamalarda bulunan JESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk’ün sorularımıza verdiği cevaplar özetle şöyle:

– Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması adına jeotermalin mevcut konumu ve öneminden bahseder misiniz?

Uluslararası alanda Jeotermal Enerji Santralleri 2014 yılı sonunda 12.800 MW Kurulu güç kapasitesine ulaşmışken; Türkiye aynı yıl itibariyle 410 MW değerine ulaşmış, 2015 itibariyle ise 614. 2 MW kurulu güce ulaşıp dünya genelinde yüzde 4.79 oranında bir paya sahip olmuştur. 2016 sonu itibariyle ise 860.2 MW değerine ulaşmıştır. Sektör olarak amacımız 2023 yılına kadar beklediğimiz teşviklerin de sağlanması ile 5.000 MWe kapasitelere ulaşarak dünyada ilk sıraya yerleşmektir. Jeotermal Enerji tüm santraller içinde en az arazi kullanılarak inşa edilen ve hiç bir karbon salınımı olmayan ayrıca sürekli enerji üretilebildiği için de arz güvenliği en yüksek santral tipleri içinde en başta olan, en temiz enerji kaynaklarının başında gelmektedir.

– Türkiye’de jeotermal enerji santrallerinin sayısı ne kadardır? Üretim kapasiteleri açısından bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Ülkemizde bulunan 32 adet Jeotermal Enerji Santrallerinin kurulu gücü 860 MW’dır. İnşa Aşamasındaki Jeotermal Enerji Santralleri (234,92 MW) Üretim Lisansı Alan Jeotermal Enerji Santralleri (137,2 MW) Ön Lisans Alan Jeotermal Enerji Santralleri (251,555 MW) Planlanan Jeotermal Enerji Santralleri (425,71 MW) Planlanan, lisanslanan ve inşa aşamasında olan yatırımlar (1050 MWe) ile birlikte toplam potansiyel 1910 MW’dır.

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİYLE DÜŞÜK SICAKLIKTA ELEKTRİK ÜRETİLEMEZ

-Jeotermal enerjide kapasite artışıyla ilgili derneğinizin yaptığı çalışma hakkında bilgi verebilir misiniz? Bu konuda somut önerileriniz nelerdir?

Ülkemizde mevcut JES’ler 150 C ve üzerindeki sıcaklıktaki jeotermal kaynaklar ile elektrik üretimi yapmaktadır. Mevcut teşvik sistemi ile daha düşük sıcaklıklarda elektrik üretilmesi fizibıl değildir. Ancak gelinen teknolojik gelişmeler esnasında 92oC ve üzeri sıcaklıklarda da elektrik üretilebilmektedir. Devletimizin alım garantisi fiyatlarında yapacağı kademeli bir artış ile bu sıcaklıklarda elektrik üretimi de yatırımcılarımız nezdinde cazip hale gelecek, yatırımların kredibilitesi artarak 5.000 MWe’lık hedefimize ulaşılabilecektir.

Derneğimizin yapmış olduğu çalışma kapsamında;140o C ve 140o C’den daha düşük sıcaklıklarda dizayn edilen 10 MW kapasiteli santral maliyet analizleri yapılmıştır. Akışkan sıcaklığı düştükçe ihtiyaç duyulan jeotermal akışkan miktarı, kuyu sayısı, gibi maliyetli olgular artmaktadır. Yatırım için sağlanan kredilerin geri ödeme süresi 5 yıl olduğundan, yapılan yatırımın amortisman süresi 5 yıl olarak alındığında kW ücretinin 10,8USDcent/ kWh olası gereklidir. Bunun için fiyata ek olarak kW başına 0,3 USDcent/ kWh arttırılmalıdır. Çalışma kapsamında 130,120, 105 ve 90 o C sıcaklıktaki akışkanlar ile dizayn edilen 10 MW kapasiteli santral maliyet analizleri hesaplanmış olup sıcaklığın düşmesine bağlı olarak kuyu sayısı, sondaj maliyeti, santral maliyeti, boru ve mekanik teçhizat maliyeti, arazi ücreti, inşaat ve şebeke bağlantı maliyeti ile birlikte talep edilen ek ücret de artmaktadır.

– Türkiye’de jeotermalden elektrik üretim potansiyelinin 5 bin megavat düzeyinde olduğunu belirtiyorsunuz. Hidroelektrik santrallerle karşılaştırıldığında bu rakam Türkiye’nin enerji ihtiyacının ne kadarıdır?

Türkiye’de bulunan 597 Hidroelektrik Santrallerinin toplam kurulu gücü 26.681,10 MW’dır. Jeotermal santrallerde ise; Türkiye’de bulunan 32 jeotermal enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 860 MW’dır. 2016 döneminde lisanslı elektrik üretimi 362.911,75 MWh’dır.

JEOTERMAL KAYNAKLI ELEKTRİK ÜRETİMİ HER YIL YÜZDE 50 BÜYÜYOR

– Jeotermal enerji santrali kurulumuna dönük ülke genelinde bir takım projelerin ve ihalelerin arttığını görüyoruz. Bu konuda tavsiyeleriniz var mı? Bunları Türkiye için umut verici gelişmeler olarak görebilir miyiz?

Türkiye’de jeotermal kaynaklı elektrik üretiminin her yıl en az yüzde 50 büyüme hızı ile büyümeye devam edeceğini düşünüyoruz. Ayrıca düşük sıcaklıktaki jeotermal kaynaklar ile elektrik üretiminin devletimizce desteklenmesi halinde çok kısa bir sürede 5.000 MWe’lara ulaşarak dünya lideri olacağından hiç şüphemiz yoktur.

– Jeotermal enerji üretim sistemlerinde boru hatlarının öneminden kısaca bahseder misiniz?

Jeotermal enerji santrallerinde boru hatlarının dizaynı kadar kuyu başı dizaynı da çok önemlidir. Kuyudan elde edilen akışkanın kuyu başında separe edilmesi, basınçlandırılması, basıncı ve sıcaklığı değişmeden santrale iletilmesi ve bunu da santralin minimum 25 yıllık kullanım ömrü boyunca yapması beklenmekte ve boru seçimi de bu çerçevede yapılmaktadır. Burada sevindirici olan ise JES yatırımcılarının neredeyse tamamının bu boru ihtiyaçlarını yerli üreticilerden sağlamasıdır, ancak boru hatları ve kuyu başı dizaynı konusunda mühendislerimizin biraz daha Ar-Ge yapmaları gerektiğini düşünüyoruz.

JEOTERMAL ENERJİNİN ÇATI KURULUŞU: JESDER

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER), sektörün 25 öncü firmasını tek çatı altında toplayarak çalışmalarına başladı. Derneğin amacı özetle şöyle: “Jeotermal enerji kaynaklarının aranması ve bu kaynaklardan elektrik üretimi tesislerinin kurulup işletilmesi alanlarında çalışan özel sektör kuruluşları arasında işbirliğini tesis etmek. Jeotermal enerji alanı ile ilgili mevzuat üzerinde çalışmalar yapmak, bu konuda kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yapmak, bu kuruluşlar nezdinde görüş ve öneri bildirmek. Jeotermal enerji üretimine uygun sahaların korunması ve geliştirilmesi için bu alanda faaliyet gösteren şirketler arasında işbirliğini arttırmak ve kamu kurum ve kuruluşları ile koordinasyonu sağlamak. Türkiye’de jeotermal enerji kaynaklarının toplam enerji üretimindeki payını arttırmak için çalışmalarda bulunmak.”

Share.

About Author

Leave A Reply

'