Sanayide ‘kaynak’ hızına yetişilemiyor

0
Türkiye, kaynak teknolojileri alanında söz sahibi ülkeler arasında bulunuyor. Bu konuda en büyük pay özel sektöre ait… Devasa büyüklükteki firmalar, hem üretim kapasiteleri, hem teknoloji geliştirme faaliyetleri, hem de eğitim çalışmalarıyla kaynak sektörünü zirveye taşıyor. Öyle ki, firmaların geliştirdiği teknolojik ürünlerin hızına yetişilemiyor. Sürekli daha kaliteli, daha hızlı ve daha ekonomik sonuçlar ortaya koyan yeni ürünleri sanayinin hizmetine sunuyorlar.
Daha düşük akımda daha güçlü kaynak sağlayan elektrodlardan güçlü duman emme ünitelerine, hafif kesme makinelerinden enerji tüketimini azaltan inventörlere kadar geliştirilen ürünlerin ortak amacını, kaynak işlemine hız ve kalite kazandırmak oluşturuyor. Askaynak Genel Müdürü Ahmet Sevük teknolojide gelinen son noktayı şu sözlerle özetliyor: “Kaynak makineleri artık, internete kablolar ile bağlanarak birbirleriyle konuşabilir, kendi kendini güncelleyebilir hale geldi.”

DOSYA / KAYNAK VE KAYNAK MAKİNELERİ

“Öğrenciler üniversitenin kantin sırasında beklerken, uyanık bir arkadaşları sıradaki boşluğu görüp, çaktırmadan araya giriveriyor. Durumu fark eden bütün öğrenciler, “Hoop arkadaşım niye sıraya ‘kaynak’ yapıyorsun?” diye bağırıyorlar. Neden bu kelimeyi kullanıyorlar? Çünkü o öğrenci sıranın arasını doldurdu, böylelikle sıra birleşti. İşte ‘kaynak’ terimi de birleştirmek demektir. Teknolojik olarak bakıldığında, birden fazla malzemenin sökülemeyecek şekilde birleştirilmesi işlemlerinin bütününe ‘Kaynak İşlemleri’ diyebiliriz.”

İstanbul Gedik Üniversitesi, Gedik Meslek Yüksekokulu Kaynak Teknolojisi Programı Başkan Yrd. Doç. Dr. Polat Topuz, öğrencilere ilk derste kaynağı bu örnekle anlatıyor. Kaynağın kullanıldığı sektörlerin çokluğunu dile getirirken de yine günlük hayattan örnekler veriyor: “Sabah uykudan kalkıp gözünü açtığın anda kaynaklı bir birleştirme muhakkak bulunduğun ortamda vardır ama sen fark etmiyor olabilirsin. Mesela odandaki sandalyenin metal bacaklarının bağlantı kısımları, evindeki doğal gaz borularında, balkonun metal korkuluklarında vb. o kadar çok şey sayabiliriz ki…”

Kaynak Teknolojisi Programı 2 yıllık bir ön lisans eğitimini kapsıyor. Kaynak alanında hem teorik bilgilere hem de uygulama yeteneğine sahip ilgili endüstriyel sektörlerin ihtiyacı olan nitelikli kaynakçı, teknik eleman ve uzmanların yetiştirilmesini amaçlıyor. Türkiye’de kaynak mühendisliği eğitimi ise Gedik Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde veriliyor. Bu mühendislik dalı, kaynak teknolojilerinin üretim aşamaları, tasarım, malzeme bilimi, gözetim, mekanik ve elektronik sistemlerini içine alıyor.

Mesleki bilgi, kaliteli ve ekonomik kaynaklı imalat açısından büyük önem taşıyor. Kaynaklı birleştirmelerin kalitesi, her bir aşamada kendini gösteriyor. Örneğin kaynak dikişinin genellikle ana malzemenin özelliklerini sağlaması gerekiyor. Dolayısıyla kaynak dikişi kalitesi, ancak bir kaynaklı imalatın planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesinin, başlangıçtan sonuna kadar bir teknikerin kontrolünde yapılmasıyla mümkün oluyor.

SANAYİDE 137 YIL ÖNCE BAŞLAYAN DEVRİM

Sanayinin Esab kaynak 4gelişiminde devrim niteliği taşıyan kaynağın ilk ortaya çıkışı 1880-1885 yıllarına dayanıyor. Basit biçimde iki metalin ısıtılarak birleştirilmesi işlemi olarak özetlenebilecek gelişme, Rusya ve Amerika’da eş zamanlı olarak başlıyor.  Karbon elektrodlar kullanılarak oluşturulan ark sayesinde iki metalin birleştirilmesi işlemi başarıyla gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 5 yıl sonra bu kez telli metal ark kaynağı keşfediliyor. Böylece kaynak alanında önemli bir ilerleme sağlanıyor. Ancak ciddi bir sıkıntı doğuyor. Karbon ve metal ark kaynakları havanın etkisiyle özelliklerini kaybediyor. Kaynakta çatlamalar meydana geliyor. Bunun üzerine daha hafif ve sert metaller üzerinde çalışmalar yapılıyor. Günümüzde ark kaynağından sonra en çok kullanılan MIG (Metal Inert Gas) ve TIG (Tungsten Inert Gas) kaynak çeşitleri geliştiriliyor. Bu da kaynak teknolojilerinin temelini oluşturuyor.

Günümüzde 2 önemli kaynak yöntemi bulunuyor. Uygulaması en kolay ve basit olanını elektrik ark kaynağı oluşturuyor. Dolgu malzemesi (elektrod) ile ana malzeme arasında bir elektrik arkı oluşturulması ile gerçekleştiriliyor. Bugün pek çok imalat sektöründe ise gazaltı kaynak yöntemi kullanılıyor. Bu yöntemde kaynak yapılacak yer, kaynak sırasında belirli gazlar ile korunuyor. Böylece kaynak, havadan ve başka etmenlerden etkilenmiyor. Gazaltı kaynağı MIG (Metal Inert Gas), TIG (Tungsten Inert Gas) ve MAG (Metal Active Gas) olmak üzere üç ayrı türde yapılıyor.

KENDİ KENDİNİ GÜNCELLEYEBİLEN KAYNAK MAKİNELERİ

Türkiye, kaynak teknolojileri alanında söz sahibi ülkeler arasında bulunuyor. Bu konuda en büyük pay sahibini ise devasa büyüklükteki özel sektör firmaları oluşturuyor. Hem üretim kapasiteleri, hem teknoloji geliştirme faaliyetleri, hem de eğitim çalışmalarıyla kaynak sektörünü zirveye taşıyorlar. Öyle ki, firmaların geliştirdikleri teknolojik ürünlerin hızına yetişilemiyor. Sürekli daha kaliteli, daha hızlı ve daha ekonomik sonuçlar ortaya koyan yeni ürünleri sanayinin hizmetine sunuyorlar.

Askaynak Ahmet_SevukBu durum kaynak teknolojisinin geldiği noktayı da işaret ediyor. Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak Genel Müdürü Ahmet Sevük, kaynak makinelerinin artık, internete kablolar ile bağlanarak birbirleriyle konuşabilen, kendi kendini güncelleyebilen makineler halini aldığına dikkat çekiyor. Kaynak makinelerine ek olarak, robotların, sensörlerin, bunları kontrol eden elektronik ve mekanik sistemlerin geliştirildiğinin altını çizen Sevük, verimlilik ve kalite artışının endüstrinin her alanına yayıldığını belirtiyor. “Kaynaklı imalata ek olarak, özellikle boyama, lazerle kaynak ve kesme, elleçleme gibi akla gelen her türlü uygulamada aslında son derece iyi bir konumda olduğumuzu ifade edebiliriz.” diyor.

 BASINÇLI KAPLARDA KAYNAK KALİTESİ

Kaynak teknolojilerini en yakından takip eden sektörlerin başında basınçlı kaplar geliyor. Taşıdığı risk dikkate alındığı, basınçlı kap imalatında kaynak kalitesi hayati önem taşıyor. Kaynak firmaları da bu alana yönelik özel ürünler geliştiriyor.  Örneğin piyasaya yeni çıkan tozaltı kaynak tozları basınçlı kazanlarda darbe dayanımı sağlıyor. Çatlamaya karşı direnci artıran ya da düzgün dikiş görüntüsü oluşturan özellikte ürünler de piyasada yer alıyor. Daha düşük akımda daha güçlü kaynak sağlayan elektrodlardan güçlü duman emme ünitelerine, hafifliğiyle kullanıcılarına büyük avantaj sağlayan kesme makinelerinden enerji tüketimini azaltan inventörlere, ebatları oldukça küçük kaynak makinelerinden, jeneratörlere kadar geliştirilen ürünlerin ortak amacını ise kaynak işlemlerine hız ve kalite kazandırmak oluşturuyor.

DEMİRİ, DEMİR OLMAYANLA KAYNATMAK

Sınır tanımayan kaynak teknolojileri, günümüzde demir olmayan aynı cins veya farklı cins metallerin birleştirilmesinde de etkin çözümler sunuyor. Herhangi bir lehim ya da sıcak kaynak kimyasalına ihtiyaç duyulmadan demir içermeyen metaller birleştirilebiliyor. Özellikle sanayi uygulamalarında bakır ve alüminyum ile diğer metallerin kaynatılması istendiğinde söz konusu teknolojiler devreye giriyor.

Yeni geliştirilen bir kaynak inventörü, gövde atölyesi sürecinde artık alüminyuma da tıpkı çelik gibi güvenilir şekilde ve uygun maliyetle kaynak yapılabilmesine imkan sağlıyor. Sanayiciye yüksek kaynak kalitesi ve tasarruf imkanı sunan sistemi, otomotiv üreticileri kullanmaya başladı.

KAYNAK TEKNOLOJİLERİ, SANAYİLEŞMEYLE PARALEL GELİŞİYOR

Birçok sektörü yakından ilgilendiren kaynak teknolojileri sanayileşmeyle paralel biçimde gelişme gösteriyor. Sektörlerin yeni ihtiyaçları yeni ürünlerin doğuşunu sağlarken, sanayide geliştirilen her ürünün kaynak yapılabilirliliği oranında kullanım alanına sahip olması, sektörün önemini ortaya koyuyor.

Kaynaklı imalatın giderek yaygınlaşması, kaynağa uygun yeni çelik türlerinin bulunmasına da kapı aralıyor. Dolayısıyla kaynak teknolojileri hızlı bir gelişim süreci geçiriyor. Yeni araştırmalar, yeni çalışmalar ve yeni ürünler birbirini izliyor. Ayrıca kaynak teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak kontrol yöntemleri, belgelendirme faaliyetleri ve eğitim konularında da yenilikler gündeme geliyor. Bütün gelişmeler gerek kaynak sektöründe gerekse onunla bağlantılı sanayi kollarında ihracatı destekleyen unsurlar olarak öne çıkıyor.

Ancak yasal düzenlemelerle ilgili boşluklar, kaynak teknolojisi alanında çalışan kişi ve kuruluşların belgelendirilmesinde yaşanan sıkıntılar yıllardır sektörün tartıştığı konuların başında geliyor.

Gedik KaynakKaynakta lazer teknoloji

Kaynak teknolojileri içinde farklı uygulamalar dikkat çekiyor. Her bir teknolojinin diğerine göre avantajlı yönleri olabildiği gibi kullanım alanları da teknoloji farklılıklarını getiriyor. Robotik otomasyon sistemleri sayesinde ise teknolojik uygulamalar en zor şartlarda, cihazlarla yapılabiliyor. Yeni kaynak teknolojisi uygulamalarından bazıları özetle şöyle:

‘Pulse’li Kaynak: Yüzeyleri oksit tutan materyallerin kaynağının yapılabilmesi için üzerindeki oksit tabakasının kaldırılması gerekiyor. Ancak bu malzemelerde yeniden oksitlenme süresi kısa olduğu için oksitin kaynak sırasında kaldırılması gerekiyor. Pulseli yani darbeli kaynak teknolojisi devreye giriyor. Bu teknoloji alüminyum gibi üzerinde oksit tutan malzemelerin kaynağı sırasında oksitin yakılması amacıyla geliştirildi. Tepe akım ve alt akım yoluyla malzemenin üzerindeki oksit kaldırılarak kaynak için ana malzemeye ulaşılması sağlanıyor.

Lazer Kaynak: Kaynakta en ileri teknoloji olan lazer yöntemi, diğer yöntemlere göre büyük avantajlara sahip. Lazer ışınının kolaylıkla yönlendirilebilmesi ve yüksek miktarda enerjinin küçük noktalara odaklanabilmesi bu teknolojiyi zirveye taşıyor. Özellikle otomotiv, elektronik, savunma sanayi ve tekstil sektörlerinden yaygın olarak kullanılıyor. Bu yöntemde çok ince sac parçalarının bile birleştirilmesinde olumlu sonuçlar alınabiliyor. İstenilen noktada kaynak yapma imkanı tanıyan lazer teknolojisi düşük ısı etkisi ile metal üzerinde deformasyona yol açmıyor.

Argon (TIG) Kaynak: TIG, Tungsten Inert Gazın kısaltmasıdır. Tungsten, normalde kaynaklanan metallerin iki katı füzyon noktasına sahip olan bir metaldir. Inert Gaz ise aktif olmayan yani başka elementlerle karışmayan gazdır. Kaynak işlemi sırasında elektrot, ark ve kaynak havuzu inert koruma gazı ile atmosferik havaya karşı korunurlar. Avantajları özetle şunlardır: “Kaynak parçasına konsantre ısıtma sağlar, inert koruma gazı sayesinde kaynak havuzu korunmuş olur. Ulaşılması zor olan bölgeler bile rahatça kaynaklanabilir. Diğer elektrot kaynak yöntemlerine göre çok daha hassas kaynak elde edilebilir.”

Share.

About Author

Leave A Reply

'