SMS-TORK, Türkiye markası olarak adını dünyaya duyurmak için çalışıyor

0
Türkiye’de proses endüstrisi için pek çok ilke imza atan SMS-TORK’un Satış ve Pazarlama Yöneticisi Ömer Kaya, Kontrol Dünyası Dergisi’nin sorularını cevapladı. Seveso Direktifleri ile ilgili yeni yönetmelikten Proses Emniyeti Sempozyumu’na kadar pek çok konuda önemli bilgiler aktaran Kaya, TORK’un nihai hedefini de açıkladı. Türkiye’nin markası olmayı ‘dert’ edindiklerini söyleyen Kaya, 80’den fazla ülkeye yaptıkları ihracatın bu konuda kendilerine güç verdiğinin altını çizdi: Bugün dünyanın önde gelen firmaları ile çalışıyoruz. Bu süreçte en çok önem verdiğimiz konu sürdürülebilir kalite. Bu yönde çalışmalarımızı arttırarak yeni başarılara imza atmak istiyoruz.
SMS-TORK markalı PnömatikAktüatörlere aldıkları SIL3 Sertifikası’nı Varnasan marka küresel vana grubuna da kazandırmak için çalışmalara başladığını belirten Ömer Kaya, bu sayede aktüatör, vana ve aksesuarları ile komple SIL belgeli ürün tedarik edilebilecek firmalar arasına gireceklerini belirtti. Son dönemde elektrikli aktüatörlere odaklandıkları bilgisini veren Kaya, “Şu an, 40, 60 ve 80 Nm çeyrek turlu elektrikli aktüatörü yerli olarak imal edip satışa sunduk. 150 nm ve üzeri tork değerlerindeki elektrikli aktüatörlerin imalatı için çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.

KONTROL DÜNYASI / ÖZEL RÖPORTAJ

SMS-TorkTürkiye’nin yerli aktüatör üreticisi SMS-TORK, yeni hedeflere doğru ilerliyor. Pnömatikaktüatörlerine aldığı SIL3 Belgesi ile önemli bir avantaj elde eden şirket, şimdi vana grubuna da aynı sertifikayı alıp, dünya standartlarında komple bir üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Şirketin nihai amacını ise Satış ve Pazarlama Yöneticisi Ömer Kaya açıklıyor. Kaya, SMS-TORK’un bir Türkiye markası olarak proses kontrol alanında adını dünyaya duyurmak için çalıştığının altını çiziyor.

Kontrol Dünyası Dergisi’nin sorularını cevaplayan SMS-TORK Satış ve Pazarlama Yöneticisi Ömer Kaya, geçtiğimiz Mart ayında yayınlanan SEVESO Direktifleri ile ilgili yönetmelikten, Sponsor oldukları Proses Emniyeti Sempozyumu’na kadar pek çok konuda önemli bilgiler aktardı. Yeni yönetmeliğin kaliteye önem veren üreticilerin değerini artıracağını vurgulayan Kaya, iç piyasadaki müşterilere yerli markaya güvenmeleri çağrısında bulundu. Türkiye’de pek çok ilke imza atan SMS-TORK’un üzerinde durduğu yeni çalışmalar da oldukça dikkat çekici. “Elektrikli aktüatörlerimizi geliştirme çalışmalarına odaklandık. Şu an, 40, 60 ve 80 Nm çeyrek turlu elektrikli aktüatörü yerli olarak imal edip satışa sunduk.” bilgisini veren Ömer Kaya, şu an 150 nm ve üzeri elektrik aktüatör imalatı için de çalışmaların devam ettiğini söyledi.

SMS-TORK Satış ve Pazarlama Yöneticisi Ömer Kaya’nın sorularımıza cevaben yaptığı değerlendirmeler özetle şöyle:

PROSES EMNİYETİ SEMPOZYUMU’NDA SIL3 BELGELİ AKTÜATÖRLER

– 9-10 Nisan’da gerçekleştirilen Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’nin sponsorları arasında yer aldınız. Orada ziyaretçilerinize hangi ürünlerinizi sundunuz?

Birinci önceliğimiz, yakın zamanda aldığımız SIL belgeli aktüatörlerimizi zirvede sergilemekti. Bunun dışında ATEX belgeli vanalarımız ve aktüatörlerimiz de sergilediğimiz ürünlerimiz arasındaydı.

Kalite her zaman birinci önceliğimiz. Dolayısıyla kalite belgelerine büyük önem veriyoruz. 2 yıl kadar önce vana üretimi yapan Varnasan firmasını satın aldık. Kendi bünyemize geçtikten sonra Varnasan’ın kalite süreçlerinde iyileştirmeler yaptık ve ürünlerine yeni kalite belgeleri ekledik. Örneğin; ağırlıklı olarak LPG istasyonlarında, emniyetin önem arz ettiği yerlerde talep edilen bir belge olan Fire Safe belgesini ve bir de Atex belgesi aldık. Bu sayede komple; aktüatör, vana ve bu grubun yan aksesuarları ile (switch kutusu, yön valfi vb.) Atex belgesine sahip duruma geldi. Şimdiki niyetimiz vanalarımıza da SIL Belgesi almak. Bunun için çalışmalara başladık.

Bizim fuarda sergilediğimiz ana başlıklar; SIL 3 Belgeli pnömatikaktüatörlerimiz, Atexflameproof belgeli switch kutularımız yine Atex sınıfındaki yön valflerimiz, Atex belgeli paslanmaz çelik ve karbonçelik küresel vanalarımız.

SMS-TORKHEDEFİMİZ KENDİ ALANIMIZDA BİR DÜNYA MARKASI OLMAK

– SMS-TORK’un ürün portföyünde Türkiye için pek çok ‘ilk’  yer alıyor değil mi?

Firmamız geçmişte birçok ilke imza atmış. Bugün de üretimine başladığımız  birçok yeni ürün var, Bizim firma olarak motivasyonumuz Tork’un dünyada bilinen ve kabul gören bir Türk markası olması için çalışmak. Bugün belki dünya devlerini yakalamak zor olabilir ama onlara yaklaşabilmek yine de çok ve düzenli çalışarak mümkün. Bu sebeple dünyada markamızın kullanımını ve bilinirliğini arttırmak adına çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dünyada birçok fuara katılıyoruz, düzenli yurt dışı müşteri ziyaretleri düzenliyoruz. Tüm bu çalışmalarla da dünyada 80’den fazla ülkeye ürünlerimizi satıyoruz. Çok güzel referanslarımız var. Almanya’da, Amerika’da, Türkiye’de çok güzel işler yapıyoruz. Bu bizim için gurur kaynağı.

– Seveso Direktifleri ile ilgili yönetmelik yayınlandı. Onun size getirdiği yükümlülükler nelerdir, hazırlıklarınız var mı?

Biz hazırlığımızı ürünlerimize bu düzenleme için gerekli belgeleri alarak yaptık, öncelikle aktüatörlerimize SIL3 belgesi aldık. Şimdi sırada küresel vanalarımız ve switch kutumuz var. Onlara da bu belgeyi alırsak tüm eksiklerimizi tamamlamış oluyoruz.

SEVESO YÖNETMELİĞİ KALİTEYE ÖNEM VEREN ŞİRKETLERİN DEĞERİNİ ARTIRACAK

– Bu yönetmelikle beraber Avrupa standartları, Türkiye’deki üretim süreçlerine dahil olmuş oluyor. Bunun üreticiler açısından önemini anlatır mısınız?

Bizim açımızdan önemi; kaliteye önem veren şirketlerin değerinin artacak olmasıdır. Aşırı fiyat odaklı rekabet bu düzenlemelerin gelmesi ile birlikte bir miktar daha yumuşuyor. En azından bu çalışmaları yapan, bu çalışmaların maliyetine katlanan firmalar kendi aralarında rekabet ediyor. Bu tarz standartların, direktiflerin yürürlüğe girmesinin bizim için en güzel faydası; artık rekabeti kalite, performans, ömür gibi daha çok rasyonel veriler üzerinden yapacak olmamızdır. Yani paradan başka değerlerle rekabet etmeye başlıyorsunuz. O çok keyif verici bir şey, çok güzel… Bir ürünün fiyatındansa teknik alanında yenilmeyi tercih ederim. Teknik tarafla kapışıyorsunuz yani…

– Bir anlamda kendine güvenen firmalar için fevkalade iyi bir durum…

Tabi, kesinlikle…

ELEKTRİKLİ AKTÜATÖRLERE ODAKLANDIK

– SIL3 belgesini aldınız. Şimdi SMS TORK’tan yenilik olarak ne bekleyeceğiz? Yeni bir ürün çalışmanız var mı?

Ürün grubu konusunda çalışmalarımız var şu sıra. Elektrikli aktüatörlerimizde genişlemeye gidiyoruz… Şu an, 40, 60 ve 80 nm tork değerine sahip 3 adet elektrikli aktüatörü yerli olarak imal ediyoruz ve satışını gerçekleştiriyoruz. Bu aşamadan sonra daha yüksek tork değerlerine ait elektrikli aktüatörleri sırası ile imal edeceğiz. İlerleyen aşamalarda niyetimiz elektrikli aktüatörlerin farklı uygulamalarında da Türkiye’de üretim yapmak ve o alanda Türkiye’ye hizmet kazandırmak…

İÇ PAZARDA EN KIYMETLİ OYUNCULARIN BİRÇOĞU İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ

– Yurt içi satışlarınızla ihracatınız arasında bir kıyaslama yapar mısınız? Hangi tarafta daha fazla artış var?

Bizim toplam satışımızın yüzde 30’u ihracat. TORK 30 yılı aşkın süredir var olan bir şirket. Bu sene 34. yılımız… Onun için artık özellikle iç pazarda belli bir yerimiz var. İç pazarda genellikle ürün grubumuzu çeşitlendirerek müşterilerimize daha çok alanda hizmet vererek satış hacmimizi genişletiyoruz. Çünkü piyasaya baktığımızda en kıymetli oyuncuların birçoğu ile gerçekten iyi bir işbirliğimiz var. Bunun dışında yurt içerisindeki yeni yatırımları takip ediyoruz. Yeni fabrika yatırımlarına, yeni makine imalatçılarına bakıyoruz. Bizim işimizin şöyle bir güzel tarafı var; bizim ürün sattığımız firmalar özellikle makine imalatçıları ve ihracat yapan şirketler. Öyle olunca bizim satışımız aynı zamanda onların ihracatıyla beraber artıyor. İhracat özellikle son 4 yıldır çok daha fazla ağırlık verdiğimiz bir konu. Yurt dışında birçok fuara katılıyoruz. Sektör dergilerinde boy gösteriyoruz. Çok sık müşteri ziyaretleri düzenliyoruz. Bunun dışında Almanya’da bir ofisimiz var. Almanya ve civar ülkelerdeki müşterilerimizi direk bu ofis çalışanlarımız ziyaret ediyorlar. Tüm bunların neticesinde ihracatımız yükseliyor. Hedefimiz toplam ciromuzda %50 paya sahip olması. Bunu önümüzdeki 3 yılda gerçekleştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

YERLİ ÜRÜNLERE RAĞBET ARTTI AMA KIRAMADIĞIMIZ KAPILAR VAR

– Yüzde 100 yerli bir marka var. İç piyasa buna ne kadar rağbet gösteriyor. Yoksa eski alışkanlıklarla hala yurt dışı kaynaklı firmalardan ürün tedarik etmeyi mi tercih ediyorlar? Bu konuda bir değişim var mı?

İkisi de var. Son dönemde yerli malzemeye karşı olan ilgi arttı. Ama burada en önemli konu şu; biz yerli üreticiler olarak firmaları çok üzmüşüz, onu gördük. Malzeme satmışız, ürünler çalışmamış ve ardından teknik servis talep edilmiş, göndermemişiz. Üründe sorun olabilir, önemli olan akabinde ona sahip çıkmaktır. Müşteriyi dinlememişiz, kendi fikrimizi dayatmaya çalışmışız. Ne yazık ki, Türk firmalarında böyle örnekler çok fazla var. Bunu yapmayanlar hep kazanmış, yapanlar ise kaybetmiş, müşteriyi de küstürmüşler. Türk markasına karşı da olumsuz ön yargı yerleştirmişler. Bizim de hatalarımız oluyor. Neticede bu ürünler insan elinden çıkıyor. TORK’un ürettiği binlerce ürün var. Piyasada çalışan yüz binlerce ürünümüz var. Hepsi hatasız diyemeyiz, imkansız. Ama bizim en önemli yanımız; hatamız olduğu zaman arkasından koşturup müşteriyi memnun edip, sorunu çözüp hatayı gidermemiz, o eylemi göstermemiz. Bu çok önemli bir konu… Böyle olunca problemler çözülmeye başlıyor. Bunu çözmezsek bu sefer küstürülmüş müşterilere sahip oluyoruz.

Yerli malzemeye karşı rağbet var; bu bir gerçek ama kıramadığımız kapılar da var tabi ki… Kemikleşmiş, mutlaka yabancı marka malzeme kullanırım diyen çok firmamız var. Bunları da zamanla, kalitemizi artırarak, farklı referansları onlara göstererek, ürünlerimizi denettirme şansı bularak ikna etmeye çalışıyoruz.

SMS-TORK

DÜNYA’NIN BÜYÜK MARKALARI İLE ÇALIŞIYORUZ.

Yerli firma olarak bizim isteğimiz şu: Şans tanısınlar, referanslarımıza baksınlar, ürünlerimizi denesinler, bize de eşit davransınlar, yabancı şirketlere gösterdikleri toleransı bize de göstersinler. Biz kendi kalitemize güveniyoruz. Yabancı markaların verdiği performansı verebileceğimizi, onların verdiği hizmet kalitesini verebileceğimizi, hatta onlardan daha iyi olabileceğimizi iddia ediyoruz. Türkiye’de bu kadar yaygın olmamız, dünyada bu kadar ülkeye malzeme satmamız da bu konuda bize en büyük güvence…

İhracat referanslarımızdan örnek vermek gerekirse bugün biz Almanya’da Caterpillar, Porsche gibi büyük markaların tedarikçisiyiz. Yurt içinde savunma sanayisi alanında özel projelerde yer alıyoruz. Kalitemiz de belirli bir standartlık olmasa bu referansları elde edemezdik. Ama iç piyasadaki bazı algıları kırmak zor. Bazen iç piyasadaki yabancı şirketlere Türk şirketlerden daha kolay malzeme satıyoruz. Burada benim gördüğüm en önemli konu şu; prosesi tasarlayan insanlar sürece hakimlerse ve bu konuda özellikle yabancı firmalardan danışmanlık almıyorlarsa yerli marka malzeme kullanıyorlar. Fakat fabrika özellikle tasarım zamanında yabancı danışmanlık ve proje şirketleri ile birlikte kurulduysa genellikle danışmanlık ve proje firmasının önerdiği markalar ile yola devam ediliyor. Bu tip uygulamalarda da tercih genellikle yabancı menşeli ürünler oluyor. Bu konuda bize düşen Türkiye içerisinde bir kimya-gıda fabrikasını a’dan z’ye tüm aşamaları konusunda projelendirme ve proses danışmanlığı yapabilecek firmaların sayısını arttırmak. Bu sayede hem yurt içinde hem de yurt dışında Türk markaları kendilerine daha çok yer bulabileceklerdir.

AKILLI SWİTCH KUTUMUZLA AKTÜATÖR BAKIMINDA VERİMLİLİĞİ ARTIRDIK

– Son olarak Endüstri 4.0’dan bahsedelim; siz üretim süreçlerinizde ne kadar uyguluyorsunuz? Türkiye’de bu konudaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Endüstri 4.0 makinelerin akıllanması, birbiriyle haberleşmesi ama ana amacı üretimde verimliliği artırmak olan bir sistem… Neden? Çünkü rekabet için maliyeti düşürmeniz lazım. Düşürmek için verimliliği artırmanız lazım. Giderlerinizi düşürmeniz gerekiyor. İnsan sayısını belki azaltacaksınız, süreçlerinizdeki verimsizlikleri minimuma indirgeyeceksiniz ve daha bunun gibi birçok başlık… Bunu da Endüstri 4.0’ın sunmuş olduğu teknolojik gelişmelerle yapıyorsunuz.

Biz kendi ürünlerimizle ilgili şöyle bir entegrasyon yapmaya çalışıyoruz. Akıllı bir switch kutusu yaptık. Bu switch kutusu sayesinde, aktüatörünüze ve vananıza yapmanız gereken bakım onarımla ilgili tüm verileri ve olası bir hata durumunu önceden görebiliyorsunuz. Bu switch kutusu ile elde ettiğiniz geri bildirimlerle aktüatörünüz ne kadar sayıda açma-kapama yaptı, bu kadarlık daha ömrü var, şu kadar gün sonra bakıma ihtiyaç var, şu numaralı aktüatörün şurasında böyle bir sorun var, bunu düzeltin veya şu ‘no’lu vanada sorun var, bunu düzeltin. Bunu tek tek aktüatörün üzerine takarak her aktüatörü akıllı hale getiriyoruz. Bunları ‘bulut’ üzerinde izlenebilir hale getirdik ve bu sayede fabrikalar tutup hangi aktüatöründe ne sorun var görüp önceden kestirimci bakım yapıp verimliliklerini artırabilirler. Düzenli olarak her aktüatöre bakım yapalım değil de sorun çıkarma olasılığı yüksek olan aktüatöre, ekipmana bakım yapalım ile verimlilik artışı sağlamayı hedefledik.

Share.

About Author

Leave A Reply