Yangın güvenliğinin anahtarı; sigortacılar

0
Endüstri tesislerinde yangın güvenliği konusunda uzman firmalar arasında yer alan Refleks Yangın Güvenlik Sistemleri A.Ş., geçtiğimiz Şubat ayında aldığı 42 bar Vds sistem sertifikası ile alanında dünyanın 6 firması arasına girdi. Bunun gururunu yaşayan şirketin Genel Müdürü Z.İrfan Öner, Kontrol Dünyası Dergisi’nin sorularını cevapladı. Sertifikanın kendileri için önemli bir güç olduğunun altını çizen Öner’e göre, yangın güvenliğinin anahtarlarından birini bu sertifikalar oluşturuyor. Diğer anahtarlar ise standartlar, yönetmelikler ve sigortacılar…
Amerika’da yangın güvenliği sistemlerinin sigorta primleri üzerindeki etkisine dikkat çeken Z.İrfan Öner, doğru hesaplamalarla bu sistemlerin 4-5 yılda kendini amorti edebildiğini vurguladı. Bu anlamda sigortacıların yaptırım gücünün yüksek olduğunu ifade eden Öner, poliçelerde metrekareye değil yangın sistemlerine bakılması gerektiğine işaret etti. Öner, sektörde yaşanan önemli bir sorunu ise şu cümlelerle özetledi: “Yangın bilmeyen insanlar, yangın danışmanı olarak rol alıyor. Literatür, uygulama ve mühendislik bilgisinden yoksun kişilerin “Danışman” rolünü oynamaları sektöre zarar veriyor.”

KONTROL DÜNYASI / ÖZEL RÖPORTAJ

Refleks YangınÇimentodan gıdaya, petrol ve gazdan kimyaya kadar pek çok sektöre 10 yılı aşan bir süredir yangın güvenliği hizmeti veren Rekleks Yangın’ın kurduğu yüzlerce sistem halen aktif biçimde çalışıyor. Endüstriyel tesislerde uzmanlaşan şirket, aktif ve pasif yangın güvenlik sistemlerinin tasarım, tedarik, imalat, montaj, bakım ve eğitimlerini sağlayan bir organizasyona sahip. Firma, konseptini tamamen kalite ve uluslararası standartlar çerçevesinde belirlemiş.

Aldığı sertifikalarla Türkiye’de pek çok ilke imza atan Refleks Yangın, 2014 yılında TÜV-SUD kanalı ile ürettiği silindirlere TPED (EN 13322-1), π0036 ve CE sertifikalarını almış. Bir yıl sonra tüm gazlı söndürme sistemlerinin GOST-R sertifikalarının, 2015-2016 yıllarında Vds bağlantı hortumu, nozullar, checkvalve sertifikalarının, 2017’de ise sektörde FM200 ticari ismi ile bilinen HFC-227ea Gazlı Söndürme sistemi sertifikasının sahibi olmuş. 42 bar Vds sistem sertifikasını ise Şubat 2018’de alarak hedefine ulaşmış.

Sertifikanın gururunu yaşayanların başında Refleks Yangın Güvenlik Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Z.İrfan Öner geliyor. Kontrol Dünyası Dergisi’nin sorularını cevaplayan Öner, söz konusu belge için 4 sene uğraştıklarını, büyük emek ve para harcadıklarını vurguluyor. Yangın güvenlik sistemlerinde sertifikanın ve yönetmeliklerin önemine işaret eden Öner, bu konuda anahtar görevini ise danışmanlar ve sigortacıların üstlendiğini düşünüyor. Yangın güvenlik sistemlerinin kalitesine göre ilgili tesislerin sigorta primlerinin düşeceğini, bu yolla kendiliğinden bir yaptırımın hayata geçeceğini anlatıyor. Z.İrfan Öner’in sorularımıza cevaben dile getirdiği görüşler özetle şöyle:

SEKTÖR 2002’DEN SONRA İVME KAZANDI

– Şirketinizin kuruluş sürecinden bahseder misiniz? Kaç yıldır sektördesiniz ve daha çok hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Refleks Yangın Güvenlik Sistemleri, limited şirket olarak 2007’de kuruldu. 2015’te de A.Ş. oldu. Şu anda 55 kişilik bir kadromuz var. İçinde de 9 mühendis çalışıyor ve tamamen yangın üzerine konsantre olmuş bir firmadır. İmalatçıdır, tedarikçidir, tasarımcıdır, montajcıdır, bakımcıdır, eğitimcidir. Yani yangının özellikle endüstriyel kısmında varız. Havalimanları, alışveriş merkezleri, otellerde pek yokuz. Hep endüstriyel çalıştık. Referans listelerimizi de zaten buna göre blokladık. Çimento, gıda, kimya, oil-gas sektörleri ve rafineriler gibi… Bugüne kadar kurduğumuz 1476 sistem çalışıyor şu anda. Bunların her biri başlı başına bir sistem. Bazılarının değeri bin Euro, bazılarının değeri 100 bin Euro. Dolayısıyla geniş bir yelpaze var.

– Son yıllarda yangın güvenliği konusunda dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

Yangın sektörümüz bizim 2002’deki yangın yönetmeliğinin yayınlanmasıyla beraber ivme kazandı ve artık bugünlerde şahlandı. Çünkü mimarlar ve mühendislerimiz yangın güvenliği hakkında yönetmelik ne dediyse onu arıyor. Kontrol teşkilatı, itfaiye grupları, organize sanayi bölge müdürlükleri, bu sistemleri kontrol ettikleri için uygulama zorunlu hale geldi. 2002’den önce biraz sigorta firmalarının zoruydu, biraz da yatırımcı firmanın kalitesi veya yabancı sermaye olup olmadığına göre değişiyordu.

RUHSAT ALDIKTAN SONRA SÖKER MİSİNİZ, DİYENLER VAR

– Yerli firmalar bu konuda daha yavaş ve isteksiz mi hareket ediyor?

Türkiye’de çok sayıda aile şirketi var. Tabi orta ölçekli şirketlerden bahsediyorum. Kurumsal firmalar cümlemin dışındadır. Şu anda bildiğim kadarıyla Türkiye’de 85 bin KOBİ var. Bunun herhalde 50 bini aile şirketi şeklindedir ve bunların başındakiler genellikle çekirdekten gelişmiş firmalar yani her biri bir Anadolu kaplanı, her biri yaşayarak öğrenmiş ama son 20 yılda bu şirketlerin başlarında daha eğitimli insanlar var. Onlarla çalışmak çok kolay fakat eski nesille çalışmak kolay değil. “Yönetmelik ne diyorsa onu yaparım bir damla fazlasını yapmam.” diyor. Hatta ben bunu bugün koysam, ruhsat alsam yarın acaba bunu söküp çıkarır mısınız, diyene kadar çok enteresan tekliflerle gelenler var. Tabi bu herkes için geçerli değil.

Refleks Yangın Genel Müdürü Z. İrfan Öner

Refleks Yangın Genel Müdürü Z. İrfan Öner

FAKÜLTEDE YANGIN DERSİ ALMAKLA YANGIN BİLİNCİ OLUŞMUYOR

Eğer 2002 ile günümüzü mukayese edecek olursak muhteşem bir gelişme var. Herkes çok saygılı yangına karşı… Medyanın son 20 yılda yaptığı atak, medyada çok fazla kanal olması ve medyanın kötü haberleri her yerde yayınlaması resmen kırbaç görevini yapıyor. Örneğin bir yerde yangın çıktığında defalarca bunları verince yöneticiler, çalışanlar tabi ki ürkerek bir an önce eksiklerini gidermeye çalışıyor. Bu arada itiraf etmek gerekir ki, son yıllarda çıkan iş güvenliğiyle ilgili kanunların ağır bedelleri var. Demek ki, gerek iş güvenliği gerekse yangın güvenliğinin birbirine paralel gitmesi çok başarılı bir uygulama oldu.

Günümüzde tabi ki eksiklerimiz var, eğitim eksiğimiz var her şeyden önce… Bu üniversitelerle alakalı olan bir konu değil. Bence STK’lar, organize sanayi bölgeleri, kamu yönetimleri topluca bu eksiğimizi gidermemiz lazım. Yani fakültede yangın dersi almak insanlarda yangın bilincini oluşturmuyor. Aksine kanun, sigorta, standart veya bunların uygulayıcısının istedikleri hepsi bir araya gelince, harmanlanınca doğru şeyler açığa çıkıyor.

METREKAREYE BAKIP POLİÇE DÜZENLİYORLAR

– Sigortanın yangın güvenliği konusundaki etkisini biraz açar mısınız?

Şimdi sigortanın önemi çok büyük… Türkiye’de maalesef son yıllarda büyük sigortalardan çoğunu yabancılar devraldı. Yabancıların aldığı bütün sigorta firmaları çok dikkatli analizler yapabiliyor. Ama bizim eski sigorta firmalarımızın maalesef yangın riskleri konusunda deneyimleri ve ekipleri yok. Olmadığı gibi istekleri de biraz havada kalıyor. Ben kendi evimden biliyorum. Benim evimde yangın algılama sistemi var, gaz algılama sistemi var, söndürme cihazı var, yangın battaniyesi var. Ama yan komşumun hiçbir şeyi yok. Metrekareye bakarak poliçe düzenliyorlar. Bu doğru bir yaklaşım değil. Ben bunu endüstriyel alana uygularsam; endüstriyel alanda da 3 aşağı 5 yukarı böyle. 12 taksit yaparım, poliçeyi şöyle yazarım, şu var mı, gibi bir ilişki içinde. Sigorta burada çok önemli bir anahtar…

SİGORTA FİRMALARININ BÜNYESİNDE YANGIN MÜHENDİSLERİ OLMALI

Çok ünlü bir söz vardır Amerika’da; New York’u New York yapan sigortacılardır, diye… Bunun nedeni; hükümetin baskısıyla değil, ticari zorunluluklar ve kaygılar nedeniyle insanlar yatırım yapıyor. Ciddi bir sigorta uygulaması var. Siz malınızı sigorta ettirmediğiniz müddetçe çok büyük kayıplarınız oluyor. Sigorta ettirirseniz de, sigorta diyor ki; bunu yapmazsan çok büyük prim ödeyeceksin. Bir hesap yapıyorsunuz, yaptığınız yatırım 4 senede amorti oluyor. O zaman sigorta yerine iş yerine yatırım yapmak daha akıllıca. Yani sigorta işbirliğini sağlamak lazım…

– Sigortacıların yaptırımı, şirketler üzerinde kanunların baskısından daha mı etkili?

Kesinlikle öyle. Örneğin bir fabrikanız var. Fabrikanıza geliyorsunuz, adam diyor ki, sizin riskiniz bu. Siz yıllık 100 bin dolar vereceksiniz. Bunun üzerine diyorsunuz ki, şu sistemleri yapsam? O zaman 80 bin dolar vereceksiniz, diyor. Yani bu işte para önemli… New York’u New York yapan sigortacı lafı buradan kaynaklanıyor. Çünkü hepimizin ortak derdi; sermaye… Dünyayı idare eden de sermayedarlar, biz değiliz. O halde demek ki, sigortacı önemli bir anahtar, bu bir…

İkincisi standartlar ve yönetmelikler. Ben bizim yönetmeliğimizi bu kadar kısa zamanda bu hale getirenleri kutluyorum. 15 senede bir ülkede bu kadar büyük adım atılması bence tebriğe şayan bir konudur.

– Yönetmelik için geç kalındığını düşünüyor musunuz?

Evet geç kalınmış. Dünyanın ilk yangın önlemini alan ülke Osmanlı. 3. Murat 1584 yılında bir fetva yayınlamış; İstanbul yangınsız olmuyor, evinin önünde bir fıçı, bir merdiven olmayan cezalandırılacaktır diye… Peki NFPA ne zaman? 1864’ten sonra kurulmuş. Hemen hemen 300 yıl sonra. Peki biz ne zaman yönetmeliğimizi yürürlüğe soktuk. 2002. Çok ciddi bir kayıp var. Ama bu kapanacak, umutluyuz. Sektörden ben çok umutluyum ve görüyorum; rekabetiyle, kalitesiyle üreticilerle harika şeyler yapıyorlar. Emin olun son 10 yılda o kadar büyük adımlar atıldı ki, Türkiye dünyanın en kaliteli sertifikaları olan firmaların sertifikalarını alan üretimler yapıyor. Fuarlara bakın; fuarlarda artık Türk firmalarını yabancılar geziyor.

YABANCILAR BİZİMLE ALIŞ VERİŞ YAPMAK İSTİYOR

Biz de bu arada Vds sertifikalı bir firmayız. Çok büyük emek verdik. 4 senemizi aldı. Çok büyük paralar harcadık. Ama gurur duyuyorum. Çünkü otomatik söndürme sistemlerinde Vds’den tek sertifikalı firma biziz. Bunu alırken Ar-Ge’mizi kurduk vs. Fuara 250 kişi geldiyse, bunların en az 130 tanesi yabancı ve benimle alış veriş yapmak istiyor. Çünkü sertifikamız var. Türk firmasıyız, Avrupalıya nazaran daha ucuza mal ediyoruz, bunun farkındalar. Böyle olunca bu iyi bir güç bizim için.

YÖNETMELİĞİMİZİN DETAYLARA GİRMESİ LAZIM

– Düzenlemelerle ilgili beklentileriniz ve talepleriniz var mı?

Yönetmeliğimizin biraz daha zenginleştirilmesi, biraz daha detaylara girmesi lazım… Çünkü bizim başımızdan çok tatsız bir olay geçti. Büyük bir proje yaptık. Yangın perdesi önerisiyle gittik. Yangın perdelerimiz Avrupa’dan onaylıdır. İtfaiye amiri, yangın perdesinin P’si geçmiyor yönetmelikte, ben uygun görmüyorum, dedi. Demek ki, bürokrasi detay görmek istiyor, terminolojiyi görmek istiyor. Keşke orada bir perde lafı geçse de, örneğin duman perdesi, yangın perdesi, sorun yaşanmasa. Yani bazı şeyleri biraz daha detaylandırabilirse ülkemiz, sektörümüz ciddi bir mesafe alacak.

Diğer bir konu; yayınlar… TÜYAK çok başarılı yayınlara ve faaliyetlere başladı. Medyanın ve TÜYAK’ın işbirliği çok önemli bir destektir, tüm sektör için. Söylemek istediğim şey; medya güçlüyse, sigorta güçlüyse, yönetmeliklerimiz varsa, itfaiyeler, organize sanayi bölgeleri, yani devlet kontrolünü eksik etmiyorsa bu sektör şahlanacaktır.

ÖNÜNE GELEN ‘YANGIN DANIŞMANIYIM’ DİYOR

– Sektörde yaşadığınız sorunlar nelerdir, eleştirileriniz var mı?

Yangın danışmanlarımız… Danışmanlık kesinlikle bir baza oturtulmalı. Bunun bir yeterlilik seviyesi olmalı. Ben 37 yıldır bu sektördeyim, 14 yıllık bir akademik süreç yaşadım, halen kendime ‘danışman’ diyemiyorum. Çünkü danışman gerçekten herkesin üstünde saha deneyimine, mühendislik deneyimine, doküman deneyimine ve gerçekten de yabancı dille takviye edilmiş olan bir birikimine sahip olmalı. Bir yeterlilik düzeyinde olmalı. Bu sektörde yangın danışmanlığı yapan, çok kıymetli meslek arkadaşlarımız var ve yurt dışına da bol miktarda hizmet veriyorlar. Ama bir gurup var; danışmanım diye geliyor, daha yangınla ilgili literatür bilgisi yeterli değil ve bünyesinde yangın mühendisleri çalıştıran uygulamacı firmalara ikna edici olamıyorlar. Yatırımcı-Danışman-Uygulamacı üçgeninde bir esas olmalı. Bu konu yetkililer nezdinde bir zemine oturtulmalı. Çünkü o kıymetli arkadaşlarımıza haksızlık ediliyor. Ucuz fiyat verene danışmanlık yaptırıyorlar, sonra biz uygulamacılar, sil baştan o projeleri tekrar yapmak zorunda kalıyoruz.

Share.

About Author

Leave A Reply

'